Terörsüz Türkiye yasası Meclis'ten büyük bir uzlaşma ile geçti. 467 milletvekilinin bir yasaya kabul oyu vermesi yakın tarihimizde, anayasa değişikliklerinde bile görülmeyen bir Meclis desteği anlamına geliyor. Yasanın bu çoğunlukta kabul edilmesini, "tarihi mutabakat" olarak tanımlamak hakikatin ifadesidir. Yasaya "evet" diyenler, geçerli oyların yüzde 83'ünü oluşturmuştur.
Türkiye'nin en ağır sorunlarından birinin ilk defa böylesine geniş bir Meclis iradesiyle hukuki zemine taşınması önemlidir. Düzenlemeye "evet" diyenler, sadece iktidar bloku ve DEM Partisi ile sınırlı kalmamıştır. Farklı ideolojik ve toplumsal tabanları temsil eden partilerin yasaya destek vermeleri, sorunun bundaki sonraki aşamaları için devletin elini güçlendirecektir.
Yasanın meşruiyetinin iktidar çoğunluğunun ötesine taşınması ve terörün sonlandırılmasında parlamenter sahiplenmenin genişliği, her şeyden önce sürecin sonraki aşamalarında dış müdahale heveslilerinin ve sabote etme niyetinde olanların motivasyonunu kıracaktır.
Yine yasaya güçlü destekle siyasal ve toplumsal meşruiyetin tahkim edilmesi, siyasi tartışmalarda ya da rekabette "bozucu" ya da "yavaşlatıcı" tartışmaların sınırlandırılmasına yardımcı olabilir.
Kuşkusuz yasanın Meclis'ten geçmesi, terörün şu an için tamamen sonlandırıldığı anlamına gelmez. Ancak, ortaya çıkan devletin ve siyasi iradenin bu konudaki kararlılığını bir kez daha vurgulaması açısından büyük bir anlam ifade eder. Yasa bir "sonuç ilanı" olmasa da, sahada başlayan tasfiyeyi hukuk içinde tamamlamayı ve kalıcılaştırmayı amaçlayan stratejik bir eşiktir.
Terörün tamamen tasfiyesi için "Nasıl olsa yasa geçti, hukuki düzenleme yapıldı" diyerek rehavete kapılınmamalıdır. En baştan itibaren sürdürülen, dikkat, temkin, kontrol devam ettirilmelidir. Sınır içinde ve ötesinde, Meclis'te ortaya çıkan bu siyasal ve toplumsal meşruiyeti zedeleyecek, söz, davranış ve uygulamalardan kaçınılmalıdır. Silahların bırakılmasında, geri dönüş süreçlerinde, toplumsal rehabilitasyon aşamalarında devletin ilgili kurumlarının teyakkuzu devam etmelidir.
***
Sürecin yeniden başlangıcında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliği, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrıları ve Cumhur İttifakı'nın iradesi belirleyici olmuştur. Siyasi irade süreci bir devlet politikasına dönüştürmüş, nihai taşıyıcı olarak Meclis'i de en etkili şekilde sürece dahil etmiştir.Cumhuriyet döneminin en büyük ve uzun süreli sorunlarından biri olan PKK terör örgütünün tasfiyesi, siyasi iktidarın sorun çözme kapasitesinde yeni bir eşiği

10