Savasın durması için şartlar henüz olgunlaşmadı

ABD/İsrail-İran savaşının 12 günü geride kaldı. İran zayıflıyor, ancak savaşı kaybetmiyor. Hatta şu an için ABD savaşı durdurduğunu açıklasa, İran galibiyet ilan edecektir.
İran'ın askeri yapısı zarar gördü. Üretim tesislerinden donanmaya, silah stoklarından farklı altyapılara kadar zararı çok büyük. İnsan kaybı her geçen gün artıyor. Askeri ve güvenlikle ilgili en küçük altyapı bile hedef haline getirilmiş durumda. Ancak İran, bunu baştan öngördüğü için savaşın seyrinde bunu "hesaplanan bir durum" olarak görüyor. İran'ın en kritik stratejisi, hedef ülkelere, bölgeye ve dünyaya maliyet üretmek. İç bütünlüğünü korumak. Yine İran'ın toplumsal ve siyasal direnci çökmedi. Körfez ülkeleri, İsrail ve ABD başta olmak üzere, küresel sisteme ürettiği maliyetten dolayı, beklenenin aksine toplumsal ve siyasal direnç artıyor.
İran'ın saldırı kapasitesinde niceliksel düşüş yaşansa da niteliksel anlamda maliyet üretme kabiliyeti devam ediyor, İran'ın savaşta en önemli jeopolitik kozu Hürmüz Boğazı'nın kontrolü. Hürmüz'ün kapatılması ya da açık olması belirleyici bir durum değil. Esas belirleyici olan, asimetrik saldırılarla boğazın güvensizliğinin sürdürülebilmesi.
Şu anda enerji piyasalarındaki belirsizlik ve deniz ticaretinin riskli hale gelmesi, Asya ve Avrupa piyasaları başta olmak üzere tüm dünyaya büyük maliyetler üretiyor. İran saldırılarının sürdüğü bir denklemde Hürmüz'ün güvenliğinin sağlanması zor.
İran savaşı uzatmak istiyor. Savaşta büyük bir kayıp yaşasa bile, uzun süre direnebildiği ve maliyet üretebildiği için bunu bölge ülkeleri ve kendi iç kamuoyu üzerinde yeni bir hegemonya kurmanın fırsatı olarak görecektir.
Son 20 yıllık dönemde İran'da rejime yönelik giderek yükselen ve her yeni dalgada daha da büyüyen, hatta rejimi değişime zorlayan toplumsal tepkiler artıyordu. İçerdeki güçlenen toplumsal muhalefeti de bastırmanın "meşruiyeti" olarak bu savaşı kullanacaktır. Bu bağlamda İran, kayıpların yaşanmasını sorun etmeyecektir.
Savaşı durdurmaya dönük çabalar yoğunlaştığında İran, ABD ile müzakereye kuşku ile bakacak ve güvenmediğini söyleyecektir. Çünkü, her iki savaşta ABD, müzakereleri saldırının bir taktik unsuru olarak kullandı. Dolayısıyla müzakere masasının kurulması ve ateşkese ulaşılması beklenenden zor olabilir.
Trump, savaşın seyri konusunda, neredeyse saatlik bir periyotta, birbiriyle çelişen açıklamalar yapsa da savaşın uzamasını istemiyor. Farklı tuzaklarla, planlanmamış ve uzun olmayan bir sürede İran'ın diz çökeceği beklentisi ile Trump'ın savaşa sürüklendiği biliniyor.
Savaşın seyrine bakıldığında, Trump, "zafer elde ettim" diyebileceği bir durumda değil. Ancak savaşın uzun sürmesi de hem ABD'nin çıkarına hem de Trump'ın siyasi ve kişisel karizmasına gün geçtikçe daha fazla zarar veriyor.