TBMM'nin yeni yasama dönemi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açılış konuşması ile dün başladı. Seçim zamanında yapılsa bile, aslında yeni dönemde siyasetin ve Meclis'in gündeminde öyle ya da böyle seçim olacaktır. Bir çok tartışmanın içeriği, bir şekilde seçimle ilişkilendirilecektir.
Bu çalışma döneminin Meclis açısından yoğun olacağını öngörmek gerekir. Terörsüz Türkiye sürecinin uygulama aşamasındayız. Çerçeve yasa bir önceki dönemde tarihi bir mutabakatla kabul edilmişti.
Terörün sonlandırılması sürecinde bu dönemde, Meclis'in içinden bir komisyon hem izleme sürecini yerine getirecek. Hem de Meclis, yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulursa bunları çıkaracaktır.
Yakın dönemde MHP lideri Devlet Bahçeli ve MHP'li siyasetçiler siyasi partiler ve seçim kanununun en baştan bütünlüklü bir şekilde ve başkanlık sistemine tam uyumlu olarak yenilenmesi gerektiğini gerekçeleri ile birlikte izah ettiler.
Türkiye'nin seçim mevzuatı çok dağınık. Birbiri ile çelişen hususlar var. Örneğin seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde ne zaman seçime gidileceğine ilişkin cumhurbaşkanlığı seçim kanunu ile milletvekili seçim kanunu farklı şeyler söylüyor. Dolayısıyla, dağınık seçim mevzuatının tek bir çatı altında toplanılması, çelişkilerin giderilmesi ve başkanlık sistemine tam uygunluk önem arz ediyor.
İkinci olarak, siyasi partilerle ilgili farklı tartışmalar var. Her gün yeni bir parti kuruluyor. Dünyada başkanlık sistemi ile yönetilen ülkeler arasında, Meclis'te en fazla parti sayısına sahip olan üçüncü ülkeyiz.
Son yıllarda, neredeyse ittifaklar partilerden daha önemli hale geldi. Mevcut seçim mevzuatından dolayı, küçük partiler gücünün ötesinde pazarlık siyasetine başvurarak siyaseti değersizleştiriyor. Aynı zamanda bazı partiler kilit parti konumuna gelmek için siyaseti popülistleştiriyor. Şu an seçim yeterliliğine sahip 41 partinin hepsi seçime girse oy pusulasının basımının nasıl olacağı bile belli değil.
Bu bağlamda Meclis'in önümüzdeki yasama döneminde önünde siyasi partiler kanunu ve seçim kanunun yenilenmesine dair bir gündem olabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış konuşmasında kapsayıcı yeni ve sivil anayasa ihtiyacına büyük yer ayırdı. Şu anda yeni anayasa için hem iyi bir fırsat hem de bazı zorluklar var. Önce fırsata değinmek gerekirse, süreç yasasının kabulünde TBMM'de tarihi bir Türkiye mutabakatı ortaya çıktı. Dolayısıyla, bu mutabakat yeni bir anayasa yapımını mümkün kılabilir.
Zorluk ise, seçime bir buçuk yıl kaldığı düşünüldüğünde bazı çevreler bu zamanın anayasa yapımı için yeterli olmadığını iddia edecektir. Yine popülist bazı siyasi partiler yeni anayasa yapımı ile terörsüz Türkiye sürecini ilişkilendirerek

3