Ramazan ayının hemen öncesinde bir "laiklik bildirisi" yayınlandı. Yayınlanan metinde, "gerici laikçilik" anlayışının devamı olan ötekileştirme, düşmanlaştırma ve kutuplaştırmaya dönük her türlü ifade biçimi vardı.
Bu bildiriyi yayınlayanların, kamusal alanda toplumsal ve bireysel yaşamlarında istediklerini yapmalarının önünde bir engel yok. Yine bildiriyi imzalayanların yaşam tarzlarını tehlikeye atan "dini bir baskı" falan da yok.
Türkiye'de laiklik geri gitmedi. Ama dışlayıcı jakoben laiklik anlayışı geriledi. Kamusal alandaki tek tipçi uygulamaların son bulması, başörtüsüne yönelik kısıtlamaların kalkması ve dini eğitimin normalleşmesi, birilerinin anladığı gibi, laikliğin gerilemesi değildir. Bu gerçek laiklik anlayışının demokratikleşmesidir.
Laikçilik tartışmasını başlatanların esas dert ettiği şey, laikliği savunmaktan daha çok, dindar ve muhafazakâr kesimler üzerinde kurdukları baskıcı hegemonyanın kalkmış olmasıdır. Aslında geniş muhafazakar kesimlerin üzerindeki baskının kalkmasına tahammül edemiyorlar. Ayrıcalıklarının sonlanması ve muhafazakâr dindar kesimlerle eşitlenmeye acayip öfkeliler. Bu eşitlenme travmasını atlatamıyorlar.
Bu çevreler, laikliğin bir baskı aracı olarak kullanıldığı, kendilerinin imtiyazlı olduğu günlere özlem duymaktadır. Her anlamda 1990'lar nostaljisi sayıklamalarının altında yatan da budur.
Bu bildiriyi destekleyen çevreler, özgürlük, adalet, yaşam tarzına saygı gibi kavramları sadece kendileri için savunurlar. Siyasi alanın demokratikleşmesinden, çoğullaşmasından, ayrıcalıklı sınıfların imtiyaz alanlarının daraltılmasından hiç hoşlanmazlar.
Bir taraftan yaşam tarzlarının tehdit altında olduğunu söylerlerken, başkasının özgürlüklerinin kısıtlanmasını kolayca savunurlar. Örneğin, kendi yaşam tarzlarına kısıtlama gelebileceğinden endişe ettiklerini söylerlerken, devlette başörtüsü ile çalışmaya bu dönemde bile karşı çıkarlar. Bu çevrelerin, bırakın devlette çalışmayı, başörtüsü ile eğitim görmeye bile tahammülleri yoktu. Hâlâ da yoktur.
Dolayısıyla da yasakçılığı severler. Uygulamada yasakçı olursa bunlar için gerçek laiklik odur. Laiklik tartışmasını başlatmalarının amacı siyasidir

2