Dönüşen küresel ulaştırma jeo-ekonomisi ve Kalkınma Yolu

Nebi Miş
Bugün
3

Savaşlar sadece bölgemizin değil, tüm dünyanın jeo-ekonomik dengelerini yeniden şekillendiriyor. Tedarik zincirlerinde tek bir geçiş noktasına bağımlı olmak maliyetleri artırıyor.
Şu anda dünyanın üç önemli deniz ulaşım yolunu etkileyen bölgelerde savaşlar devam ediyor. Dünyanın kaderi neredeyse bu su yollarına bağımlı hale geldi. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş Hürmüz'ü, Suudi Arabistan-Husi çatışması Babülmendep'i, Rusya-Ukrayna Savaşı ise Karadeniz'in limanlarını ve enerji taşıma ağlarını baskı altında tutuyor. Enerji ve malların dünya piyasalarına ulaşımı zorlaştı. Tedarikin sürekliliğine duyulan güven aşındı.
Alternatif bağlantılara sahip olmak, devletlerin karar alma serbestisini de güçlendirmektedir. Son yıllarda, bağlantısallık ile stratejik özerklik arasındaki ilişki daha görünür hale gelmiştir
Dünyada taşıma jeopolitiği konusunda kırılganlıkların arttığı bu dönemde, bu hafta SETA'da gerçekleştirilen "Kalkınma Yolu Projesi: Ekonomik Koridordan Stratejik Güce" başlıklı raporun tanıtımı oldukça anlamlıydı. Kalkınma Yolu'nun inşası, önündeki engeller ve hayata geçirilmesinin ilgili ülkelere ve özellikle Avrupa'ya sunabileceği fırsatlar tartışıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun açılışını yaptığı programda, raporu hazırlayan uzmanlar, bölge ülkelerinin bu projeye bakışını saha görüşmeleri üzerinden ele aldılar. Tarafların bakış açılarını değerlendirdiler.
Kalkınma Yolu Projesi hayata geçtiğinde kuşkusuz bölgenin tüm tedarik sorunlarını çözmeyecektir. Ancak Irak'ın istikrarı başta olmak üzere bölgesel ekonomik bütünleşme ve karşılıklı bağımlılığın artırılmasına katkı yapacaktır.
Son yüzyılda Ortadoğu'nun en önemli sorunu büyük ekonomik imkânlara sahip olmasına rağmen siyasi ve güvenlik bakımından parçalanmış olmasıdır. Enerji kaynakları ve sermaye birikimi maalesef bölgesel istikrarı destekleyecek bir potansiyele dönüştürülemedi. Üstelik ekonomik kaynaklar üzerindeki güç rekabeti bu istikrarsızlığı derinleştirdi.
Türkiye, Kalkınma Yolu Projesi'ni ulaştırma jeo-ekonomisinin yanında, parçalanmışlığı azaltabilecek, ekonomik entegrasyona ve dolayısıyla istikrara katkı yapabilecek bir ortaklık zemini olarak görmektedir.
Proje, Irak'ın yeniden inşasına, Türkiye'nin üretim ve lojistik kapasitesine, Körfez'in yatırım gücü ve küresel pazarlara erişim arayışına büyük katkı yapacaktır.