Derinleşen krize karşı hakikati koruma sorumluluğu

Geçtiğimiz iki gün boyunca Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi, İstanbul'da gerçekleştirildi. İletişim Başkanlığı ve Başkan Burhanettin Duran'ın ev sahipliğinde düzenlenen zirvenin bu yıl teması; "Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" üzerineydi.
37 ülke ve 5 uluslararası kuruluştan 159 üst düzey ismin katıldığı zirvenin amacını İletişim Başkanı Burhanettin Duran üç başlıkta özetledi. İlki, cumhurbaşkanımızın vizyonunu ve Türkiye'nin meselelerini dünyaya anlatmak. İkincisi, kendi hikayemizi anlatırken bu hikayeye diğer ülkeleri de dahil etmek. Üçüncüsü ise, söyleyecek sözü olan, mevcut sistemin sıkıntılarından rahatsız olan ve yeni bir ses getirmek isteyenler için bir platform oluşturmak...
Cumhurbaşkanımızın video konferansla hitap ettiği zirveye, cumhurbaşkanı yardımcısı, dışişleri bakanı, MİT başkanı başta olmak üzere Türkiye'den üst düzey bir çok isim katılarak dikkat çekici konuşmalar gerçekleştirdiler. Dünyanın içinde bulunduğu hakikat krizini kendi bakış açılarından anlattılar. Çözüm konusunda çeşitli öneriler getirdiler.
Zirve boyunca yapılan sunumları ve tartışmaları yerinde takip eden biri olarak, öne çıkan temaları, dünyadaki son yıllarda bu konularda devam eden tartışmaları da dikkate alarak, analiz etmeye çalışayım.
Mevcut küresel sistem, yalnızca bildiğimiz savaşların ve çatışmaların yaşandığı bir dünya değil. Anlatılar ve algılar üzerinden yürüyen sert bir rekabet var.
Bugün dünyanın en önemli problemlerinden biri, hakikat krizi. Bilgi bolluğu, hakikate ulaşmayı kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyor. Enformasyon yığının katlanarak çoğaldığı bir dönemde veri artarken, anlam azalmakta ve hakikat kaybolmakta.
Hakikatin aşınmasıyla birlikte, gerçeklik kolaylıkla manipüle edilerek yeniden üretilmekte ve güç mücadelesinde araçsallaştırılmaktadır. Nihayetinde, gerçeklik eğilip bükülen bir metaya dönüşmektedir. Böylece enformasyon silahlaştırılarak kritik bir güç unsuru haline getirilmektedir. Bu yeni savaş türünde, tanklar ve füzelere kadar, hikayenin kurgulanması ve yayılması da etkili hale gelmiştir.
Örneğin, hepimizin yakından takip ettiği, Gazze soykırımı, Ukrayna- Rusya ve İran, İsrail-ABD savaşında askeri çatışmalar kadar, küresel anlatılar da çarpışmıştır. Savaşın hangi bağlamda çerçevelendiği, içeriğin nasıl hikayeleştirildiği ve hangi platformlarda dolaşıma sokulduğu küresel algıyı belirlemede etkili olmuştur.
Sosyal medya platformları, algoritmalar ve yapay zeka destekli içerik üretimi, hakikat krizini derinleştirmektedir. Bilginin üretim ve dolaşım hızı katlanarak artsa da, bu hız, doğrulama süreçlerini zayıflatmakta, manipülatif içeriğin yayılmasını kolaylaştırmaktadır.
Algoritmaların, doğru bilgiden çok, en çok dikkat çeken içeriği öne çıkardığı biliniyor. Yüzyıllardır tekrar edilegelen , "