Bir yılın ardından Suriye ve bölgenin geleceği - NEBİ MİŞ

Nebi Miş
10.12.2025
16

Osmanlı sonrası Ortadoğu'da istikrarsızlık döngüsü yüzyıldan fazladır devam ediyor. Bölge dışı güçler, hakimiyet mücadelesinde bu döngüden yararlandı. Her dönemde istikrarsızlığı üreten dinamiklere yenileri eklendi.

Kabaca son yirmi yıllık dönemde Ortadoğu, devlet çöküşleri, devlet dışı aktörlerle sürdürülen vekalet savaşları, kitlesel göçler, İsrail'in kesintisiz katliamları ve mezhep ve etnik temelli güvenlik iklimleri ile aynı anda yüzleşti. Bütün bu gelişmeler Ortadoğu'da güvenlik boşluğunu derinleştirdi.

Bölge üzerinde devam eden büyük güç rekabeti, devletleri kırılganlaştırdı. Bölge içi güvensizlik sarmalını büyüttü. Yöneticiler, güvensizlik ikilemini azaltacak kollektif bir güvenlik arayışı yerine, rakibinin zayıflaması üzerinden güvenlik sağlama hesabıyla hareket etti. Bölge için bu bakış açısı bir anlamda öğrenilmiş çaresizliğe dönüştü.

ABD'nin İsrail'in güvenliğini sağlama politikasında bölge devletleri arasındaki güvenlik ikilimi etkin bir şekilde kullanıldı. İslam ülkeleri arasında, Şii-Sünni ayrımı üzerinden rekabetler, İran tehdidi algısı ile büyütüldü. İran bu durumu bir nüfus mücadelesine dönüştürdü.

Bölge ülkelerinin büyük güçlerle geliştirdiği ilişkinin mahiyeti, dış politika önceliklerini farklılaştırdı. Ülkelerin karar alma mekanizmaları, bölge dışı güçlerin etkisine göre şekillendi. Bölgesel ittifaklarda ortak karar alma süreçleri işletilemedi.

Kısaca tasvir edilen bu döngüyü son yıllarda kırabilecek bakış açıları yerleşmeye, normalleşme çabaları hızlanmaya ve ortak güvenlik kaygıları ve kollektif güvenlik arayışları oluşmaya başladı.

İsrail'in Filistinlilere yönelik uyguladığı soykırımın sonuçları, bölgenin güvenliği konusunda ülkeleri yeni düzen arayışlarına itiyor. ABD, yakın döneme kadar İsrail'in güvenliği bahanesi ile Ortadoğu'yu şekillendirirken, şimdi de özellikle Körfez ülkelerini İsrail'den koruma karşılığında yeni bir düzeni dayatıyor. Güvenlik garantisi karşılığında ücretini istiyor. Körfez sermayesi, ABD'ye aktarılıyor.

Ortadoğu bir geçiş sürecinde. Devletler ve toplumlar, istikrarlı bir yapıyı devam ettirmenin ve devlet kapasitesini geliştirmenin öneminin farkında. Kontrollü de olsa reform çabaları var. Toplumlar çatışmalardan yoruldu, güvenlik istiyorlar. Devlet dışı silahlı yapılar Ortadoğu'da konum kaybetti. DEAŞ, PKK ve türevleri tasfiye sürecinde. İran'ın vekalet güçleri geriledi.

İsrail saldırganlığı hariç, sıcak çatışma dönemi geriliyor.

BAŞARMIŞ BİR SURİYE'NİN BÖLGESEL ETKİSİ

Bu geçiş sürecinde, başarmış bir Suriye'nin önemi büyük. Esad'ın devrilmesinin üzerinden bir yıl geçti. Yeni yönetim, uluslararası alanda önemli bir meşruiyet kazandı. ABD yaptırımlarının bazıları kaldırıldı. Bir kısmı ertelendi. Devlet bütünlüğünü sağlamak için büyük bir çaba var. Şara, ülkesini yeniden istikrarsızlığa düşmeden yönetmeye çalışıyor.

Ülkeye geri dönüşler hızlandı. Esad'ın devrilmesinden bu yana yaklaşık 1,2 milyon mültecinin yanı sıra 1,9 milyon ülke içinde yerinden edilmiş kişinin de evlerine döndüğü BM tarafından rapor edildi. Bu durum, gelece güven açısından kayda değer bir unsur.