Yarın ABD'de seçim var. Tüm dünya seçim sonuçlarını merak ediyor. Eskiden de ABD seçimlerini tüm dünya ilgiyle izlerdi. Ancak son yıllarda bu seçimler birçok ülkede neredeyse Amerikan kamuoyundakinden daha yakından takip ediliyor.
Yarın yapılacak olan ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin 435 üyesinin tamamı seçilecek. 100 üyeli Senato'nun ise 35 üyesi yenilenecek. Şu an için hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da Cumhuriyetçilerin üstünlüğü var.
Temsilciler Meclisi'nde Demokratlar mevcut 214 sandalyeyi koruyup üzerine dört temsilci daha kazanırsa çoğunluğu ele geçirecek. Senato'da ise çoğunluğu elde edebilmek için mevcut 47'yi koruyup dört sandalye daha kazanması lazım.
Kamuoyu anketlerine göre Temsilciler Meclisi'nde Demokratların çoğunluğu kazanması bekleniyor. Bu konuda genel bir kanaat var. Ancak seçim yapılacak 35 sandalyenin 13'ü Demokratların, 22'si Cumhuriyetçilerin elinde olduğu için Senato'da durum biraz daha belirsiz.
Seçimi kimin kazanacağının yanında, seçim gündemini belirleyen ilginç tartışmalar da var. Michigan'dan aday olan Abdul El-Sayed'in kazanması durumunda ABD tarihinde ilk kez bir Müslüman Senato'da yer alacak. Yine Teksas gibi en az 30 yıldır Cumhuriyetçilerin kalesi olan bazı eyaletlerde Demokratlar, seçim anketlerinde birkaç puan önde görünüyor. Buraların değişmesi durumunda Demokratların Senato'da şansı artıyor.
ABD seçim sonuçlarının bu kadar yakından takip edilmesi, Trump'ın politikalarının geleceğiyle ilgili. Bilindiği gibi Trump, ikinci başkanlık dönemi için yürüttüğü seçim kampanyasında dile getirdiği birçok vaadini hayata geçirmeye çalıştı. Bazılarında kısmen başarılı oldu. "Savaşları bitireceğim" vaadinde olduğu gibi bazı konularda ise tam tersi sonuçlar ortaya çıktı.
Ara seçimlerin temel gündemini hayat pahalılığı, enflasyon ve yakıt fiyatları oluşturuyor. İran savaşının enerji maliyetlerini ve tarımsal üretim giderlerini artırması, Trump yönetimini zora sokmuş durumda.
***
Ara seçimlerde genellikle mevcut iktidara desteğin düştüğü biliniyor. Trump'ın seçimleri kaybetmesi durumunda, soruşturma süreçlerinin yeniden başlama ihtimalinden dolayı içeriye odaklanacağını söyleyenler var. Ancak iç siyasetteki gerginlikleri yönetmek için Trump'ın tam tersine dış politikaya daha fazla yoğunlaşabileceğini tahmin etmek zor değil.Yine Amerikan siyasetinde başkanlar, ikinci dönemlerinde daha kişiselleşmiş kararları önceleyebilmektedir. Çünkü yeniden seçilme baskısını üzerlerinde hissetmezler. Başkan ile partisi arasındaki bağ da zayıf olduğu için başkanın siyasi maliyeti kendisi ile sınırlı kalacağı düşünülür. Böylece popülist hareket etmesi kolaylaşır.
Bu zaviyeden bakıldığında, sandıkların kapanmasının ardından Trump'ın İran'a yeniden saldırıları başlatacağı tahmin ediliyor. Seçimlerden yaralı çıkan Trump, yenilginin ağır faturasını İran'a kesebilir.

13