ABD Başkanı Donald Trump sıklıkla, "Tanrı beni Amerika'yı yeniden büyük yapmak için gönderdi" diyor...
4 Şubat 2026'da, bir dua programında şöyle söyledi:
"ABD'ye inancı ben getirdim. Cennete gitmem gerek..."
★★★
İşte, bu düşünce yapısıyla Trump...
Müslümanların en kutsal kentlerinden Kudüs'ü, İsrail'in başkenti ilan etti.
Suriye'nin Golan Tepeleri'ni İsrail toprağı olduğunu kabul etti.
★★★
Orta Doğu'nun haritasını değiştirmek için, Trump'la yola çıkan ve hiçbir kural tanımayan İsrail Başbakanı Netanyahu bir adım daha ileride...
İran'a saldırılar devam ederken, 19 Mart 2026'da bakın, ne dedi...
"Biliyorsunuz, insanlar saf, temiz olmak isterlerse içinde yaşadığımız dünyayı görmezden gelirler... Bu dünyada ahlaklı olmak yetmez. Adil olmak yetmez. Haklı olmak yetmez... Çünkü yeterince güçlü ve acımasız olan çoğu zaman üstün gelir... Güçlü olmalıyız, silahlanmalıyız, barbarlardan daha güçlü olmalıyız... İsrail, şu anda ABD'yle birlikte tam olarak bunu yapıyor..."
★★★
Netanyahu aslında şunu söylüyor:
"Uluslararası hukuk, etik değerler ve kurallar önem taşımaz..."
Makyavelizm'in temel yaklaşımına sığınıyor Netanyahu ve diyor ki:
"Amaca erişmek için her yol mubahtır..."
★★★
Makyavelist politikaya göre:
Lider, halkına erdemli görünmeli ama gerektiğinde aldatıcı, acımasız ve fırsatçı davranmalıdır.
Halkı ve düşmanları manipüle etme yeteneği, başarılı bir hükümdarın olmazsa olmazıdır.
Siyasi kararlar, ahlaki, hukuki ve dini değerlere bağlı kalmak zorunda değildir.
Önemli olan, bir hareketin ne kadar etik olduğu değil, amaca hizmet edip etmediğidir.
Din, halkı kontrol etmek için, politik çıkarlar için kullanılabilir.
Korkulmak, sevilmekten daha güvenlidir...
★★★
Hitler, Makyavelizm'in sadık takipçisidir.
Siyasi pragmatizm, propaganda, manipülasyon, korku Hitler iktidarının temel taşlarıydı.
Hitler de korkunun, sevgiden daha güçlü olduğuna inanırdı.
★★★
12 Şubat 1938, Almanya...
Hitler, halka şöyle seslenir:
"Benim tarihî bir misyonum var. Ben, bu misyonu gerçekleştireceğim. Çünkü Tanrı, bu misyonu yerine getirme görevini bana verdi. Benimle beraber olmayanlar ezilecektir..."
★★★
Hitler, diktatör ruhlu liderlerin ortak yönünü şöyle haykırır:
"Bize emir veren devlet değildir, devlete emir veren biziz... Biz Almanya'yı, bizden iyileri olmadığı sürece yönetmek isteriz. Fakat, Almanya'da ne bugün ne yarın, bizden daha iyi hiçbir şey yoktur ve olmayacaktır da. Bize, Allah tarafından kutsal ve yüce bir görev verilmiştir..."
★★★
İkinci Dünya Savaşı'nda Ruslar Berlin'dedir.
Berlin düştüğünde, metroya sığınmış 300 bin Alman için Hitler şu emri verir.
"Metroyu sular altında bırakın, herkes ölsün. Bu bir ayindir ve kurban gerektirir. Böylece, yerdeki güçler yardımımıza koşacaktır."
★★★
Hitler, savaşın kaybedilmesi halinde duygularını açıklar:
"Eğer savaş kaybedilmişse, bu benim umurumda bile değil. İnsanlar perişan olurlarsa olsunlar. Bir tek gözyaşı bile dökmem onlar için. Onlar, hiçbir şey hakketmediler..."
★★★
Adolf Hitler ressam olmak istiyordu, olamadı.
Ama çok iyi bir diktatör olmayı başardı.
Devlet demek, o demekti.
Onun için siyaset demek, propaganda demekti.
Ateşli konuşmalar yapmak demekti.
★★★
Kendini eleştirenlere ve basına, hiç tahammülü yoktu.
Halka sadece, kendisinin denetiminden geçen bilgiler verilirdi.

6