Rapor'dan İmralı çok mutlu

"Terörsüz Türkiye" raporu...

Komisyon, rapor için yaklaşık 6.5 ay çalıştı.

50 üyeden 47'sinin onayıyla, 18 Şubat 2026'da TBMM'ye gönderilmek üzere kabul edildi.

★★★

Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Yeni Yol, DEM Parti, HÜDAPAR ve Yeniden Refah Partisi "Evet" dedi.

Türkiye İşçi Partisi üyesi Ahmet Şık ve Emek Partisi üyesi İskender Bayhan "ret" oyu verdi.

CHP'li Türkan Elçi ise, "çekimser" oyu kullandı.

★★★

Rapor, yedi bölüm, ek dahil 83 sayfa.

Raporda, "Kürt sorunu" ifadesi yer almadı.

Terörist başının özgürlüğünü hedef alan, "Umut hakkı" da doğrudan ifade edilmedi.

Ama raporun bütününde, bu iki kavramın da ayrıntılı şekilde yer bulduğu görülüyor.

★★★

Raporda:

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına eksiksiz uyulması; tutuksuz yargılamanın esas alınmasına özen gösterilmesi; toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının güçlendirilmesi, kayyumlık konusunda bir düzenleme yapılması gibi öneriler var.

Bu öneriler için, bir düzenlemeye ihtiyaç yok ki...

Anayasa ve yasalar uygulanırsa, demokratik haklar kullandırılırsa, bu sorunlar zaten çözülmüş olur.

Komisyon'a gerek yoktu ki...

★★★

"PKK'nın kendini feshi ve silah bırakması" başlıklı 5'inci bölümde...

Örgütün silah bırakma kararının, "devletin güvenlik ve istihbarat birimlerince sahada teyit edilmeden, hiçbir düzenlemenin yürürlüğe girmemesi gerektiği" vurgulanıyor.

Ve bu "teyit", sonraki tüm adımların ön koşulu olarak belirtiliyor.

Olumlu ve olması gereken bir koşul.

★★★

"Terörsüz Türkiye"yi, "Terörsüz Bölge"yi kim istemez.

Ancak, bütünlük açısından incelendiğinde, raporun önemli stratejik sorunları barındırdığı ortaya çıkıyor.

★★★

Raporun, "TAKDİM" bölümü 6'ncı sayfa:

"Türklerin, Kürtlerin ve Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak..."

Türkiye Cumhuriyeti, "üniter" ve "ulus" devlet yapısına sahip değil mi

Bu ifade, Türkiye'yi üç etnik yapıya bölmez mi

★★★

Oysa, Atatürk ne der

"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına, Türk Milleti denir."

Bu yetmiyor mu

Sorun ne

★★★

Yine, "TAKDİM" bölümü 9'uncu sayfa:

"Meclisimizin görevi, müşterek hayatın hukukunu kurmak, farklılıkların sesini ortak geleceğin sesine katmak, her yurttaşın kendini eşit, güvende ve saygın hissettiği demokratik yapıyı güçlendirmek ve hürriyet ufkunu genişletmektir..."

Kimin "müşterek hayatı"

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın, Kürt milletvekillerinin, Kürt bakanların diğer yurttaşlarımızla müşterek hayatı yok mu

Marmaris'te, İstanbul'da, İzmir'de ve diğer kentlerde yaşayan Kürt yurttaşlarımızla müşterek bir hayatımız yok mu

★★★

Anayasa'nın 10'uncu maddesi ne diyor

"Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir."

Bu madde yetmiyor mu

Bu madde uygulansın, liyakat ve fırsat eşitliğini sağlansın...

★★★

Raporun, "Türk-Kürt kardeşliği" bölümü, sayfa 28:

"Türkler ve Kürtler aynı coğrafyanın sahipleri, aynı ülkenin yurttaşları, aynı inancın mensupları, aynı medeniyet ve kültürün varisleri, birlikte var olmuş kardeş ve kaderdaş halklardır."

★★★

Ne diyordu Atatürk

"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına, Türk Milleti denir."

Türk-Kürt kavramıyla, etnik ayrımcılık yapılmıyor mu

Irak'ta, Suriye'de, Lübnan'da yapıldığı gibi bölünmeye götüren bir yapıya mı özeniyoruz

★★★

"PKK'nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması" bölümü, sayfa 36: