Balkan Savaşı utancı mı yoksa ölmek mi

Mustafa Kemal, Balkan utancını silmek için askerlerini ölüme gönderiyor; peki, bu kararı tarihin doğru tarafı mı koymuştur?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Çanakkale Savaşı'ndaki Arıburnu Cephesi'nde Mustafa Kemal'in liderliğini ve askerlerin fedakarlığını anlatarak, Balkan Savaşı'ndaki ordu ruhunun kaybına dikkat çekmektedir. Bu utancı silmek için verilen emrin ardında yazarın, askerlerin motivasyonunda ahlaki ve ruhsal faktörlerin belirleyici olduğu yargısı yatmaktadır. Ancak bu kadar yüksek kayıp veren saldırının, gerçekten ordu ruhunu geri mi kazandırdığı sorgulanabilir mi?

25 Nisan 1915'te Arıburnu'nda karaya çıkan düşmana karşı muharebeler, tüm şiddetiyle gece gündüz devam ediyordu.

19'uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal'in komutasında dokuz alay olmuştu.

Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı İzzettin'in (alışlar) günlüğü:

"Elimizde kuvvetimiz üç tümen, düşmanın bir tümen. Fakat üç tümenimiz bir tümen yerini bile tutmaz. ok zedelenmiş, yorulmuştur. Düşman tahkimli bir mevziiye yerleşmiştir..."

SÜREKLİ SALDIRI BASKISI

Başkomutan Vekili Enver Paşa, Alman Ordu Komutanı'nı saldırı için sürekli sıkıştırıyordu.

Oysa tam toparlanmadan yapılan taarruzlarda birlikler aşırı sayıda kayıp veriyordu.

Buna rağmen, düşmanı tamamen denize dökmek için tüm cephe hattında yeni bir saldırıya karar verdiler.

Ordu Komutanı Liman von Sanders, taarruzu izlemek için Arıburnu'na geldi.

BALKAN SAVAŞI UTANCI

1 Mayıs 1915, Cumartesi...

Mustafa Kemal, birlik komutanlarını Kemalyeri'nde topladı.

Keskin, kararlı ve muzaffer bir komutan bakışıyla onları selamladı, ellerini sıktı. Ve birlikleri motive edecek şekilde şu emri verdi:

"Düşmana altı günden beri iki kez taarruz ederek sarstığımız halde arazinin zor koşullarından dolayı sonuna kadar takip etmek mümkün olmadığı için kıyı kısımlarında barınabilmiştir. İmha ettiğimiz kuvvetlerin iki tümenden fazla olduğu anlaşılmıştır...

Karşımızdaki düşmanı yok edinceye kadar, hepimiz canımızı vermekle yükümlü olduğumuza inanıyorum... Düşmanın morali tamamen bozulmuştur...

İçimizde ve komuta ettiğimiz askerlerimizde, Balkan Savaşı utancının tekrarını görmektense, burada ölmeyi istemeyenlerin bulunacağını asla kabul etmem. Eğer böyle kişilerin olduğunu görürseniz onları derhal kendi ellerimizle kurşuna dizmeliyiz..."

Bu emri veren komutan, 34 yaşındadır.

6 BİN ZAYİAT

1 Mayıs 1915...

Gün aydınlanmaya başlamıştı.

Saat 5.00'ti.

ANZAKLAR saldırıyı tahmin ettiklerinden, siperlerde uyumadan bekliyorlardı.

Türk kuvvetlerinin mevcudu 18.400, ANZAK kuvvetlerinin sayısı 25.000 kadardı.

Gizlemeye elverişli olmayan araziye ve yoğun makineli tüfek ateşlerine rağmen, düşmana 200 metreye kadar yaklaşıldı.

Mustafa Kemal'in emriyle, birlikler saat 24.00'te ve 2.00'de tekrar taarruz ettiler.

Sabaha karşı, saat 3.00'te saldırı durduruldu.

Türk birlikleri, 6.000'e yakın zayiat verdi.

BOMBASIRTI OLAYI

ANZAK ve Türk mevzileri arasında, Bombasırtı gibi yerlerde sadece 8-10 metrelik mesafe vardı.

Birbirlerinin seslerini duyuyorlardı.

Mustafa Kemal, kahraman 57'nci Alay askerlerinin bulunduğu Bombasırtı olayını şöyle anlatır:

"Karşılıklı siperler arasında mesafemiz 8 metre. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler onların yerine gidiyor. Fakat ne imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz Öleni görüyor, üç dakika sonra öleceğini biliyor, en ufak bir duraksama bile göstermiyor.

Sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kuran-ı Kerim cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar.

Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayrete ve tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki anakkale Muharebeleri'ni kazandıran bu yüksek ruhtur."

MUSTAFA KEMAL'İN GÖZYAŞLARI

Binbaşı İzzettin Bey, Mustafa Kemal'e şehit-yaralı çizelgesini arz eder.

25 Nisan 1915'ten, 3 Mayıs 1915'e kadar sekiz günde Arıburnu Cephesi'nde Türk ordusunun zayiatı 14.155 kişiyi bulmuştu.

Günde yaklaşık 1.800 asker.