"Şapka Deyip Geçmeyin" serimizin 40'tan fazla yazısı "Anlatım Bozuklukları" ile ilgiliydi. Mevzuyla alâkalı misallerin bizim gazete ve kitaplarımızdan alınmasına bilhassa gayret etmiştik.
Hatâsıyla savâbıyla [sevabıyla değil] bu seri, hitam buluyor.
Anlatım bozukluklarının bir sebebi de uygun kelime kullanmamaktır. "Anlatım Bozuklukları-5-6-7'de bu hususu işlemiştik."
Bu tür sehivler tamamen lügat bilgisine dayalı olduğu için her bir yanlış kullanım, ayrıca açıklanmalıdır.
Bu yazımızın ikinci paragrafındaki "SAVAP" gibi. Gazetemizdekiler dahil pek çok yazıda rastlamıştım "hatasıyla sevabıyla..." diye. Sevap başka, savap başka. İlki "günah"ın zıttı, diğeri "hatâ"nın.
Bir anlatım pürüzü
Şöyle demiş bir yazarımız:
"Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, siyaset âlemindeki vazifesinden FERAGAT ederek, iman cihetinde çok zayıflatılmış ve bundan dolayı ibadetlerinde çok büyük noksanlıklara uğramış bir milletin imanını kurtarmak ve kuvvetlendirmek için bütün MESAİSİNİN iman noktasına yoğunlaştırdı."
"Mesaisini" yerine sehven "mesaisinin" yazılmış olmasını bir tarafa bırakalım; FERÂGAT kelimesi, vazife için kullanılabilir mi Fakire bir hizmet tevdi edildiğinde "Ben bu vazifeden ferâgat ediyorum!" desem, ferâgat mı olur, fecâat mı
Ferâgat, kendi rızasıyla bir haktan vazgeçmedir, fedakârlıktır. Hukukta da bu mânâda kullanılır.
Üstadımız ferâgati nasıl kullanmış, görelim: "...acz ve zaafımla iktidar ve ihtiyarımdan ferâgat ve teberri ediyorum. Ve senin havl ve kuvvetine sığınıp iltica ediyorum." (Fihrist Risâlesi, Lem'a 29)
Üstadın ferâgati, pek çok lâhika ve müdâfaada da dile getirilmiştir: "...Üstad o derece Risâle-i Nur'un hakikati itibariyle şahsından ferâgat etmiş ve doğrudan doğruya hakikat-i Kur'âniyeye müteveccih olmuştur ki..." (Tahirî Mutlu) "...emsâline rastlanmamış bir ferâgat-i nefs ve fedakârlıkla en ağır şerâit altında yüz otuz parçadan müteşekkil muazzam ve harika eser külliyatıyla vatan ve milletin mânevî kurtuluşunu temin eden böyle bir zâta bu tarzda ilişmek..." (Konyalı Zübeyir)
***
"...Said Nursî Hazretleri, siyaset âlemindeki VAZİFESİNDEN feragat ederek..."
Vazifeyse yapılmalıdır ve yapılır. Bediüzzaman Hazretleri için vazifeden ferâgat(!) hâşâ söz konusu olabilir mi Bilakis vazifenin yapılmaması Üstad için "affedilmez bir suç"tur.

18