Mende Orman Parkında asude bir gün

Kâinat içinde önemli bir yer tutan arz sayfası hikmetle yazılmış bir mektup, rahmetle donatılmış bir sofra, mana yüklü sanatların teşhirgahı, binlerce güzelliklerin, sırların, hakikatlerin tecelli eden Rabbimin güzel isimlerinin aynasıdır.

Zaman şeridinde geçen mevsimlerin nazarlara sunduğu Sânî-i Zülcelâlin binbir isimlerinin yeryüzü aynasına mana-i ismiyle yansıyanları anlamak bahtiyarlığı ve tefekkür zenginliğinin lezzeti Kur'ân'ın nuruyla ve irşadıyla bakabilenlere ne mutlu.

Mevsimler penceresine tefekkürle nazar edildiğinide hikmetle işleyen sistemler, nizam ve intizamla dönen devranlar, faaliyetler görülür. Karbeyez kefeniyle kış uykusu, ölümü hatırlatır. Bahar renkli, süslü, canlı, hayat dolu gençlik dönemini; yaz mevsimi zengin, verimli, bolluk içinde olgunluk yaşını tarif eder. Hazan vakti, ömrün sonunu gösteren, ihtiyarlığı çağrıştıran, ölümü hatırlatan güz kıyameti. Her mevsim kendine has güzellikleriyle akar gider...

Arzın bahar sayfası çok seslerle, nefeslerle, renklerle, süslü sanatlarla yaratılışları, dirilişleri gösteren bir teşhir solonu, bir ibret tablosudur. Dünya yüzünde Rabbimizin kudretinin, azametini, hikmetinin tecelli ettiği mu'cizelerini gösteren haşir ve neşir meydanıdır. Bahar, bütün güzelliklerin gösterildiği bir sahne, bir perde gibi aklımıza, kalbimize, duygularımıza hitap ederek geçip gitti. içek mevsiminde yoğun faaliyet, canlılardaki tatlı telaş ve say-ü gayret, yavruları besleyen annelerin şefkatli koşuşturmaları... düşünenler ve ibretle görenler için çok şeyler anlattı...

Bahar ferahlığında şirin canlıların yeryüzünü cıvıl cıvıl seslerle şenlendirdiğ, renklerle güzelleştirdiğ, koşuşturmalarıyla geçen zaman, bahara veda etmiş, 14 Haziran 2026'yı gösteriyordu. Uşak Mende'de asırlık çamların semaya uzandığı orman parkında, gölgelerin asude serinliğinde vuslatın, muhabbetin ve sohbetin huzurunu tadıyorduk.

Mende'de iman, ilim, irfan, ikramlarla geçen nurlu zaman, bütün mevsimleri içine bir an-ı seyyale gibi duygularımıza hitap eden, ruhumuza hayat veren hakikatlerin ikliminde huzur ve huşu dolu dakikalarla mest olduk. Kur'ân deryasından kalbimize serpiştirilen tevhid dellilleri, nuruyla ufkumuzu aydınlatıyordu, latifelerimize kadar sirayet ettiğini hissettiğimiz manevi iksirle "O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbirşiy yoktur." İsra Suresi'nin 44. ayetinin kudsî manasını tefekkür ediyorduk.