Malûmunuz, sosyal medya artık toplumun sadece nabzını tutmuyor, o nabzın hangi hızla atacağına da karar veriyor.
Sokak röportajlarında da sorular çoğu zaman merakla değil, sinir ucunu bulma niyetiyle seçiliyor.
Röportajı seyrederken insan bir heyecanın içine çekiliyor.
Mikrofonu tutan el de bilerek ya da bilmeyerek dağınık öfkeleri bir araya topluyor.
Birkaç cümleyle başlayan uğultu günlerce sürebiliyor.
Arkadaşlar böyle bir röportaj gönderdiler.
Seyrettim, irkildim.
Önce kadraja giren adamı, görüntünün zihne bıraktığı ilk izlenimle anlatmak istiyorum. Ardından röportajı, hiçbir yorum katmadan olduğu gibi aktaracak ve sizi o konuşmayla baş başa bırakacağım.
Kırlaşmış saçları alnına dökülmüş, kulaklarının etrafındaki tutamlar dağınık. Tarakla tanışmamış gibi. Sakalı kendi bildiğini okuyor. Montunun önü açık. Omuzları öne düşmüş, elindeki kâğıtlarla oyalanırken başı göğsüne eğiliyor.
Biraz pejmürde, biraz bohem.
İlk intiba, onu bir derbeder kalıbına koymaya hazır bile.
Sorular geldikçe cevap için ancak başını kaldırıyor.
Bir eli cebinde, öteki sözüne eşlik ediyor. Avucu açılıyor, dağınık saçların ardından bir bilgenin sohbetini andıran cümleler yükseliyor.
Beden dilinde, söylediğini muhatabına gerçekten anlatmak isteyen birinin ısrarı var.
İnsan ister istemez, "Muhatabı muhabir mi, yoksa ben miyim" diye düşünmeden edemiyor.
Cümleleri ise dile varmadan önce uzunca bir yol yürümüş gibi. Adalet, hak, mesuliyet...
Bir noktadan sonra adamı seyretmiyorsunuz artık. Söyledikleri, sizi kendi içinize bakmaya zorluyor.
Sanki, cevaplar daha kalabalık bir yere bırakılıyor gibi.
İlk bakışın kolayca biçtiği bu suret, sözün ağırlığı altında yavaş yavaş çözülüyor.
Neden sonra muhabir mesleğini sorma ihtiyacı hissediyor!
"Doktorum."
Hangi alanda abi
"Cerrah!"
Eşkâlini tarttığımız adama bu defa, susuyoruz ve sözünün ağırlığınca ona yer açıyoruz.
Buyurun!
_______
- Kur'an'da ilk cinayet olayı nedir
- Habil ile Kabil.
- Kadın anlamına gelen surenin ismi nedir
- Nisa.
- Cinlerin hizmet ettiği peygamber
- Süleyman.
- Körleri ve hastaları iyileştiren peygamber
- Hazreti İsa.
- Abi nereden geliyor bu bilgi
- Okudum. Kur'an'ın ilk emri oku. İyi ameliyat yap, iyi mağazacılık yap değil, oku.
Zuhruf Suresi 44'te "Mutlaka Kur'an'dan sınav olacaksın" diyor. Ona göre imtihan edilecek. İyi ticaret yaptın diye adamı cennete sokmayacaklar.
- Türkçesini mi okuyorsunuz
- Evet. Arapçayı çok az okuyorum. Arapçasından sorumlu değiliz. Anlamını bilmekle mükellefiz. Çince de gelebilirdi. Eskiden Aramice geldi. Şimdi Arapça geldi. Mahreç, idğâm-ı meal-gunne yapmak vazifemiz yok. Anlamını bilmek lazım.

2