Daha kaç Ramazan kaldı

Yarın büyük gün, Ramazan başlıyor.

Her yıl aynı niyetler edilir. "Bu yıl başka olsun." Sonra ne olur Aynı hız, aynı hengâme, aynı savruluş.

Şehir ışıl ışıl, ekranlar canlı, takvimler dolu... Ama kalp Kalp yorgun. Kalp mevsim değiştiremiyor.

Bir an duralım ve kendimize ağır ağır soralım: Kaç Ramazan kaldı

Bir kardeşimiz dijital mecrada rahmetli Akif Emre ağabeyin Ramazan'la ilgili bütün yazılarının linklerini vermiş. Okumaz mıyım Bir solukta okudum.

Ramazan'ı bir takvim olayı olarak anlatmamış. O, Ramazan'ı bir medeniyet nefesi olarak görmüş. Şehrin taşına inen bir rahmet, sokağa dökülen bir sükûnet, sofraya oturan bir edep, susuşa çekilen bir tefekkür...

Ramazan, modern hayatın vitrinlerine asılan bir süs değil, insanı kendi hakikatine çağıran bir kapı.

Biz o kapının önünden kaç kere geçtik

Kaç kere açmadan yürüdük

Kaç iftarı fotoğrafa çevirdik

Kaç sahuru niyetsiz karşıladık

Kaç teravihi bedenen kıldık da ruhen kaçırdık

Allah bizi kaç defa daha Ramazan'a çarpacak

Dünya dediğin şey acele bir pazardır. Giren bağırır, çıkan susar. Herkes bir şey alır, herkes bir şey bırakır.

"Dünya ahiretin tarlasıdır" buyurmuş Efendimiz (sav). Tarla var, ama eken yok. Tohum var, ama niyet yok. Mevsim var, ama çiftçi uyuyor.

Ramazan tam burada insanı yakalar.

Sana açlığı öğretirken tok gözlülüğü de öğretir.

Susuzluğu öğretirken merhameti de öğretir.

Zamanın akışını gösterirken faniliğin hakikatini de yüzüne çarpar.

Sofraya oturturken hesabı da hatırlatır.

Ramazan İslam Tarihinin en büyük zaferlerinin kazanıldığı aydır.

İlk vahiy, Ramazan.

Medine Vesikası'nın yazılımı ve devlet sınırlarının çizilmesi, Ramazan.

Bedir savaşı zaferi, Ramazan.

Mekke'nin fethi, Ramazan.

Zamanın süper gücü Bizans'a karşı bir itibar gösterisi Tebük Seferi, Ramazan.

Rodos'un fethi, Ramazan.

Endülüs'ün güney sahillerinin fethi, Ramazan.

Tarık bin Ziyad'ın 800 yıl sürecek Rodrik zaferi, Ramazan.

İspanya'nın fethi, Ramazan.

Biz de zafer listemize bu Ramazan ekleme yapabilsek ne güzel olur, değil, mi

Dikkat edin, bugün en büyük yoksulluğumuz para yoksulluğu değil, kalp yoksulluğudur.

Ramazan, refleksten ruha geçiş kapısıdır.

Ama o kapıyı açmak için önce durmak lazım. Durmak için de yüzleşmek lazım.

İnsan ölümü uzak bir ülke sanıyor. Oysa