Çocuğun defterindeki Truva Atı, "Haçlı Seferleri" tabiri niye kalktı

Bu ülke uzun yıllar çocuklarına kendi tarihini başkasının sözlüğüyle anlattı. Coğrafyasına yabancı isimlerle baktı. Medeniyetini anlatırken bile mahcup bir eda takındı.

Sanki tarih kitapları bizim çocuklarımız için yazılmamıştı da birilerinin kaşını kaldırmaması için terbiye edilmişti.

Şimdi o mahcup sayfa kapanıyor.

Bakan Yusuf Tekin'in adımı bu yüzden, kelimelerin üstüne sinmiş ecnebi tozunu silme hamlesidir.

"Haçlı Seferleri" yerine "Haçlı Saldırıları" demek, tarihin yüzündeki pudrayı indirmektir.

Çocuğa saldırıyı sefer diye anlatırsanız, zalimin kılıcına koku sürersiniz.

Yağmayı keşif diye okuttuğunuzda, sömürgecinin kanlı parmaklarına harita cetveli tutuşturursunuz.

Türkistan'ı "Orta Asya" diye uzaklaştırdığınızda, puslu bir coğrafya lekesine çevirirsiniz.

Biz yıllarca fethettiğimiz İstanbul'u "Bizans" diye okuduk. Oysa karşımızdaki yapı tarihî sürekliliği bakımından Doğu Roma idi. "Bizans" adlandırması, Roma mirasını İstanbul'dan koparan ince bir perde oldu.

Böylelikle asırlarca batının ve Doğu'nun tahayyülünü belirleyen imparatorluk hafızası el değiştirdi.

Aynı oyun ilim tarihinde de sahnelendi.

İbn Sina batıda "Avicenna" diye anıldı. İbn Rüşd "Averroes", İbn Bacce "Avempace" yapıldı.

"Avicenna"yı duyan çocuk batı ilim tarihinin sisli vitrinine bakar. "İbn Sina"yı duyan çocuk Buhara'dan Hemedan'a uzanan İslam irfanının büyük dehasını görür.

Aradaki fark harf farkı değil hafıza farkıdır.

Siyaset filozofu olarak bildiğimiz Frantz Fanon, "Sömürge yalnız topraklara değil, en çok dile yapılır" der. Cemil Meriç'in "kaba bir mahalle kabadayısı" diye tarif ettiği "batılı zihniyet, en büyük zaferlerini topla tüfekle değil, sıfatlarla, terimlerle, başlıklarla kazanmıştır" der.

Bir kavme "bedevi" diyebilirseniz, onu çölün ortasında ebediyen yapayalnız bırakabilirsiniz.

Bizim mektebimize asırlarca sızdırılmış o kavramların her biri, görünmez bir prangadır. Bakan, o prangaların kilidini sökmeye girişmiştir.

Okul, çocuğun dünyaya hangi gözle bakacağını belirleyen ilk büyük devlet cümlesidir. O cümle eğri kurulursa, neslin fikri de eğri büyür.

Bugüne kadar çocuklarımızın önüne cilalı fakat eksik ve eğri bir tarih konuldu.

Batı keşfetti, dünya aydınlandı! Haçlılar sefere çıktı, Doğu karşılık verdi! Bizans yıkıldı, Osmanlı yükseldi! Avicenna batı düşüncesini etkiledi!

Böyle okutuldu. Böyle ezberletildi.

Bu dil, mağlubiyetin sınıf tahtasına yazılmış hâliydi; Yusuf Tekin şimdi o tahtayı siliyor.

Haçlılar sefere çıkmadı, saldırdı.

Sömürgeciler keşfetmedi, talan etti.

Türkistan uzak bir bölge adı değil, tarihimizin ana rahmi.

Bizans diye perdelenen yapı, Doğu Roma idi.