Binde ikinin hukuku

Haliç'in suları nice saltanatın gölgesini taşıdı. Ama kıyısında gördüğümüz bir manzara, suyun değil vicdanın hafızasına yazılacak türden.

İstanbul Barosu'nda "LGBT Hakları Merkezi" kurulmasına dair önerge, genel kurulun sonlarında, kalabalık dağıldıktan sonra görüşüldü.

Sonuç 160 kabul, 73 ret.

Oy hakkı olan 68 bin 220 avukatın bulunduğu bir kurumda, binde ikiyi biraz aşan bir kabul oyu.

Doğal olarak akla şu soru geliyor.

Koskoca baroda yalnızca 160 Cumhuriyetçi, 160 Kemalist avukat mı vardı

Bunu, Ümit Kocasakal'ın Fatih Altaylı'nın programında kendisini "Ben Kemalist'im, ben Cumhuriyetçiyim" diye tanımlaması yüzünden soruyorum.

Elbette bir genel kurul oylamasından nüfus cetveli çıkarılamaz. Ama bazen bir rakam, arkasındaki temsil iddiasını sorgulatmaya yeter.

Azıcık bir irade, çoğunluğun salondan ayrıldığı anı fırsat bilip bütün kurum adına karar alıyor!

160 el kalkınca karar çıkar, fakat 68 bin kişinin rızası çıkmaz.

Üstelik benzer bir teklif daha önce yine az kişinin kaldığı bir salonda reddedildiğinde itiraz edilmişti.

Öyleyse boş sandalyeler yalnızca sonuç hoşunuza gitmediğinde mi sorun oluyor

Bazen kurnazlık kanundaki boşlukta değil, salondaki kalabalığın yokluğunda gizlenir.

Bu tablo bana yalnızca bir genel kurulu değil, Cumhuriyet'in ilk yıllarında belirginleşen, toplumu yukarıdan kurma anlayışını hatırlatıyor.

Halkın inancını, kıyafetini, terbiyesini ve hafızasını kendi tasavvuruna göre yeniden biçimlendirmeyi görev sayan o buyurgan siyaset tarzını.

Kocasakal'ın kendisini böyle tanımlaması elbette onun hakkıdır. Benim itirazım bu sıfatlara değil, bu sıfatların çoğu zaman milleti dinlemeyen bir üstünlük duygusuna dönüşmesinedir.

Halkın değerlerini beğenmediği için ona başka bir hayat biçimi öğretmeye kalkan anlayışla benim Cumhuriyet anlayışım arasında derin bir mesafe var.

Benim için Cumhuriyet, birkaç kadronun ideolojik tapusu değil, milletin ortak çatısıdır.

Tarihin genetik kodu dediğim de budur.

Ülkesini seven, çocukların geleceğini dert edinen biri olarak şunu bilmek hakkımdır.

Bireyin hukukunu korumakla, bir sapkınlığı meslek kuruluşunun resmî faaliyeti hâline getirmek arasındaki sınır nerede çiziliyor

Önergenin tam metni nerede

Merkezin yetkileri neler

Bütçesi nasıl karşılanacak

Hangi kurumlarla iş birliği yapacak

Çocuklara, okullara ve eğitim süreçlerine uzanan faaliyetleri olacak mı

Ailelerin bilgilenme, itiraz etme ve denetleme hakkı nasıl korunacak