2 günlük kombine Hallyu mu, Hasbara mı

Bilet sayfasında, aldırışsız, neredeyse masum bir ibare duruyor, "K-Pop 2 Günlük Kombine."

Birkaç bin lira, iki ışık, biraz nağme, sonra herkes evinin yolunu tutacak. Biletin vaat ettiği bundan ibaret.

Yenikapı, on yıl evvel bir gece yarısı bu milletin evlâdının tankın karşısına çıplak göğsüyle dizildiği, sabaha dek dağılmadığı yerdir. 15 Temmuz gecesi tankların önüne çıkan millet iradesi, 7 Ağustos 2016'da aynı meydanda milyonların iştirakiyle abideleşmişti.

Aradan on yıl geçti.

Şimdi 14 ve 15 Ağustos'ta o meydana "Türkiye'nin en büyük K-Pop buluşması" kuruluyor!

Kültür sanayiinin sattığı hiçbir meta bilet üstündeki müddet kadar kısa ömürlü değildir.

Peki, bu sahne bir hasbara mı

Hasbara, organize terör çetesi İsrail'in kendi siyasetini örten kadife eldivendir.

Diplomasi, medya, akademi, sanat, kültür ve dijital mecralar aynı hedef etrafında çalışır.

Hasbara, hakikati her vakit ortadan kaldırmaz. Bazen yalnızca sırasını değiştirir. Bir görüntüyü büyütür, ötekini kadrajın dışına iter.

İşgali güvenlik, ablukayı tedbir, saldırıyı müdafaa kalıbına sokar.

Bombaların dumanı arasına sahiller, festivaller, teknoloji şirketleri ve sanatçılar yerleştirilir.

Böylece gerçek, organize terör çetesi İsrail'in üzerine parıltılı bir suret geçirir.

K-Pop'un ardındaki tılsımın adı Hallyu, yâni "Kore Dalgası"dır.

Farklı iki isim gibi dursa da zihin üzerindeki işleyişe bakınca, ikisi de aynı sırrı keşfetmiştir.

Bir toplumun gönlüne girmek, onu uzaktan yönetmenin en ucuz yoludur.

Hasbara "bizi anlayın" diye rıza devşirir, Hallyu "bize benzeyin" diye hayranlık devşirir.

İkisinin ahlâkî yükü de aynı kefededir, biri bir işgali savunur, öteki bir hayat tarzını sevdirir. Usul akrabalığı ortadadır.

Başka bir diyarın kültür ihracına müşteri olurken, farkına varmadan onun gönüllü tanıtım elçisi kesiliriz.

Yumuşak gücün (soft power) sert güçten (hard power) daha sessiz, fakat daha kalıcı çalışması bundandır.

Toprağını almadan hayalini alır, bayrağını indirmeden estetik ölçünü değiştirir, dilini yasaklamadan seni başka bir dilde şarkıya heveslendirir.

Hepsi olup biterken kimse kendini kuşatılmış saymaz.

Zaten efsunun zirvesi, tesir altındakinin tesiri kendi tercihi sanmasıdır.

K-Pop dinleyen her genci vatan şuurundan mahrum saymak elbette insafsızlıktır.