Yazar, Doruk Madencilik işçilerinin Ankara'da 16 günlük eylem ve 8 günlük açlık grevine karşı iktidarın uyguladığı şiddetin ve muhalefet liderlerinin sessizliğinin ülkenin moral çöküntüsü olduğunu savunuyor. Polislerin işçilere yemek yemesi, yaralılara ambulans gelmemesi ve medyanın hareketi görmezden gelmesini bir sistem sorunu olarak değerlendiriyor. Peki, muhalefet liderlerinden beklenen dayanışma çağrısı ne kadar gerçekçi bir talep, yoksa yazarın idealize edilmiş bir direniş modeli mi sunuyor?
13 Nisan'daEskişehir'den Ankara'ya yürüyerek gelenDoruk Madencilikişçilerinin eylemi sürüyor. BaşkenttekiKurtuluş Parkı'na"hapsedilen"işçiler, dün eylemlerinin16'ncı, açlık grevlerinin ise8'inci günündeydi.
Yine kendilerini saran polis barikatını aşarakEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek istediler...
Yine polis dayağı yediler, biber gazına hedef oldular.
Hem de defalarca!
★★★
İyi de polis neden izin vermiyor bu yürüyüşe
Çünkü işçiler, yürüyüş içinAnkara Valiliği'ne bildirimde bulunmamış...
İnanması zor ama bunca dayağın, işkencenin, biber gazının, dayanılmaz şiddetin gerekçesi bu...
Dünyanın duyup gördüğünü valilik duymuyor; ille de"dilekçe"diye tutturuyor!
Bu yüzden işçileri dövdürüyor!
★★★
200küsür kilometreyi yürüyerek geldiler.
Yorgunlar, açlar, uykusuzlar...
Ama kararlılar...
NeCumhurbaşkanıduyuyor seslerini, neEnerji Bakanı, neİçişleri Bakanı...
Ankara'nın göbeğinde veriliyor bu kavga; amaANKA Ajansı, SÖZCÜ TVveHalk TV'den başka medya kuruluşu yok,Türkiye'nin kalbinin attığı o yerde!
Ya diğerleri; onlar neden bu önemli halk hareketini görmezden geliyor
Yürekleri yetmiyor çünkü!
YaCumhurbaşkanıkızarsa
Ya kamu bankaları reklamları keserse.
Ya iktidar, sayfalarca tutan kara listesine onları da eklerse
★★★
Polis biber gazı sıkıyor gözlerine, yüzlerini yıkayacak suları yok...
Limon yok...
Çimlerin üzerine uzanmışlar; yarı baygın... Nefes alamıyorlar, can çekişiyorlar; ambulans yok...
Kendilerini desteklemeye gelenAnkaralılarvar ama...
Poliste, onların yaralılara yardımcı olmasına izin verecek insaf yok!
★★★
Neden bu zulüm; neden bu eziyet
Sırf haklarını aradıkları için mi
Analarının hakkı kadar helal olan maaşlarını ve tazminatlarını istedikleri için mi
Hayır... Onların üç kuruşluk alacağı, iktidarın umrunda bile değil aslında...
Bizi yönetenler, onların üzerinden"güç gösterisi"yapıyor; hepsi bu!
"Kimse sokağa çıkmasın. Çıkan olursa sonu da böyle olur"diyor!
"Hak, hukuk aranmasın!"istiyor...
"Örgütlenmeyin, dayanışmayın, direnmeyin... Sadece verdiklerimizle yetinin"mesajı veriyor...
★★★
Ve en acısı ne biliyor musunuz
Etraflarını çevreleyen barikatı yıkmak için yüklenen işçilerden birinin parmağı demirlerin arasına sıkışıyor...
Tam bu sırada barikatın hemen ötesindeki polislerden birinin gülümsemesi yansıyor ekranlara...
Genç madenci acıyla bağırıyor; karşısındaki polis yanındaki arkadaşına o işçiyi göstererek gülüyor.
Büyük bir olasılıkla kendisi de dar gelirli bir ailenin çocuğu... Yoksa niye polis olsun ki
Ama o, geldiği yeri unutmuş; kopmak üzere olan parmağa bakıp gülüyor...
★★★
İşte; o parmak ve gülümseme var ya...
Bu ülkenin bugünkü en büyük problemidir!
Yemekli işkence!Ankara

6