Yaparsın, yapamazsın diye bazı çevrelerce sürdürülen tartışmalar bir yana, Çelik Gülersoy Soğukçeşme Sokağı'nı da tamamlayıp hizmete açtı. Yeşilli, sarılı, pembeli, görenlerde "kremalı pastaları" hatırlatan evleri ile sokak; oturulan, yaşanan bir yer olmaktan çıktı da, neredeyse seyredilen bir yer hüviyetine büründü. İnsan değil dokunmaya, bakmaya kıyamıyor. Burada ancak fotoğraf çekilir.
Çelik Bey yıllarca İstanbul hakkında yazılan, yapılan, çizilen kitap, dergi, broşür, gravür, resim vb. gibi unsurları toplayıp burada bir de "İstanbul Kitaplığı" açtı. Bu konuda kendisi şöyle diyor: "İstanbul'da ve dünyada pek çok kitaplık var. Ama bir şehri özel olarak ele alan yok. Biz İstanbul için bunu yapmış bulunuyoruz. Tarih boyunca üç imparatorluğa başkentlik eden bu şehir, her zaman dünya çapında bir ilginin merkezi olmuş. Bu yüzden hakkında sayısız eser yazılmış. Acıdır ki bu sayısız eserlerden Türkçeye çevrilenlerin sayısı 15-20'yi geçmiyor. Birinci aşama olarak ben, bunları önce toplamaya çalıştım. Buraya yerleştirmiş olduğum koleksiyon otuz yıllık çabalarımın ürünü. Dünyada epeyce nadir bir koleksiyon. Kitaplık bu aşamada, eserleri araştırıcıların hizmetine sunma amacıyla kuruldu. İkinci aşama olarak bunları Türk diline kazandırmak gerekir. Böyle bir girişimin tabii ki hiçbir ticari şansı yok. Fakat bir kültür görevi olarak bunu yapmak gerekir. Kurduğum vakıf ile bunu da ileride yapabileceğimi sanıyorum."
Bu sokak, Çelik Gülersoy tarafından yeniden inşa edildi.Kitaplık; Roma, Bizans dönemi, Osmanlı tarihleri, seyahatnameler, hatıralar, biyografiler, etüdler, güzel sanatlar, belediye konuları, İstanbul rehberleri, Türkiye rehberleri ve edebiyatta İstanbul gibi bölümlerden oluşuyor. Mikrofilm ve fotokopi donanımı hazırlanmakta. Okumak için bir ücret gerekmeyecek, ancak mikrofilm ve fotokopi hizmetlerinden ücret alınacak. Kitaplık elli bin kitabı alacak kapasitede, ancak şimdilik dört bin kitap var. İstanbul konusunda kitapların fazla olmaması bunu doğuruyor, hatta böyle kitapların bir kısmı ancak müzayedelere girilerek temin edilebiliyor.
Çelik Bey bu hususta şöyle diyor: "Burada şu anda yer alan eserlerin değeri bir milyar lirayı aşmakta. Böylece bu kitaplığa en büyük bağışı şimdilik ben yapmış bulunuyorum."

3