Vurgunla mücadele için başka yöntem şart

Fon vurgununda gerçekten kim olursa olsun ne olursa olsun sonuna kadar gidilecekse şu ana kadar sergilenen yöntemle bu mümkün değil. Daha doğrusu yöntemsizlikle.

Sermaye Piyasası Kurulu, önceki gün, operasyona konu olan yatırım fonlarında tasfiye kararı öncesinde elde edilen fahiş kazançları gönüllü olarak ilgili fona iade etmek isteyenler için TMSF adına "İsteğe Bağlı İade Hesapları" açtı. Bunu da fahiş kazanç elde edenlere duyurdu. Fahiş kazanç, finansal enstrümanlar aracılığıyla ve manipülasyonla yapılan bir eylemdir. Yani, SPK suçlulara çağrı yaparak elde ettikleri, hakları olmayan paraları iade etmelerini istedi. Yani, kamuoyunda hırsız ve fon vurguncusu olarak bilinen isimler hakkındaki kanaat bir anda hafifletildi. Parayı iade ettikleri takdirde mesele kapanacak gibi görünmeye başladı.

İlk şokla ortaya çıkan kararlılık dağıldı ve yerine tereddüt ve belirsizlik geldi.

Oysa bundan birkaç gün önce, eski bakan ve eşinin vurgun skandalı patlak verdiğinde ölçü şuydu: Haksız yere kazandığın paranın iki katını getir, sonra da suçunu itiraf et!..

Skandalın üzerinden iki hafta geçmeden fon vurguncuları üzerindeki baskı böyle hafifledi.

Vurgun için fon tertipleyenlerin -en azından bir kısmı- hapiste ama fondan milyarlar kazananlar hakkında ise suç duyurusu bile yok. Yani olayın örgütlü bir eylem olduğu iki tarafın da birbirinden haberdar olarak vurguna karıştığı gerçeği, idare eliyle ortadan kaldırılıyor. Bu tezat da vurgunun üzerine kim olursa olsan gidildiği iddiasıyla çelişiyor. Nitekim, herhangi bir operasyonda tutuklanan herkesin gerekli gereksiz bütün bilgileri kamuoyuna açıklanırken, fon vurgununda hala kimlerin kazandığını ve ne kadar kazandıklarını bilmiyoruz. Yani kamuoyu, 450 bin fon mağdurunun parasının kaç imtiyazlı kişiye paylaştırıldığını öğrenemiyor. SPK'nın son çağrısıyla belli ki bundan sonra öğrenilemeyecek.

Çok muhtemel ki; SPK böyle çağrı yaptı diye kimse de getirip parasını iade etmeyecek. Çünkü bizatihi bu çağrı baskıyı hafifleten bir kanaat uyandırıyor. Kaldı ki kimin vurguncu olduğu kimin gerçek yatırımcı olduğu da belirsiz. Bunu ancak gerçek bir finansal takip araştırması ortaya koyabilir.

Özetle, bu yöntemle rezaleti temizlemek, hasarı onarmak ve "fon mağdurları"nın parasını ödemek ihtimalini varsaymak iyimserliktir.