YENİ Parti'nin kuruluşunun yakın siyasi tarihin en önemli olaylarından birisi olduğu daha ilk günden görüldü. Görülen şey ise, Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin yüzde 25'lik cam tavanının kırılmasının geçici değil, kalıcı hale dönüştüğüdür. O günden bugüne oy potansiyeli düşmedi, toplumun ilgisi azalmadı ve bu kapasite neredeyse eksiksiz şekilde CHP'den YENİ Parti'ye taşındı. Üstelik, geleneksel CHP kapasitesine ilaveyle taşındı.
Şartlar aynı değil ama yine de benzetme yapılacaksa YENİ Parti, CHP'den ayrılışı AK Parti'nin Milli Görüş'ten kopuşu sonrası ulaştığı yeni kitle gibi kapsayıcı bir harekete dönüştü. YP, hem geleneksel oylara sahip hem bugüne kadar CHP'nin tarihsel hikayesini gerekçe göstererek bu partiden uzak duran merkez oylar için bir seçenek olmanın eşiğine geldi.
Sadece bu tablo değil aynı zamanda CHP'den ayrılış sürecinin iyi yönetilmesi, parti adının basit ve sempatik oluşu, zamanın iyi kullanılması da bilinen CHP siyaset yapma tarzının ötesinde yeni, pratik ve becerikli bir kadronun varlığına işaret ediyor. Özgür Özel sadece cam tavanı kırmadı, eski siyaset tarzını da yerle bir etmeyi başardı. Operasyonlar, baskılar, mutlaklar ve butlanlar atmosferinde böyle bir başlangıç asla küçümsenecek bir iş değildir. Geride karmaşa veya zihin karışıklığı bırakmadan yeni bir adım atmak; hele böyle gergin bir ortamda büyük bir siyasi kabiliyettir.
Bununla birlikte Özel, YENİ Parti'nin en büyük siyasi gücü olan Ekrem İmamoğlu'nu geri plana bırakmak şöyle dursun her fırsatta üstüne basarak gündemde tutarak da akıllıca bir yol izliyor. İmamoğlu'nun hapiste dahi azalmayıp artan gücü ve sempatisini sahaya taşıyarak potansiyeli artırıyor. Aynı anda Mansur Yavaş'ı gözü gibi sakınan tutumu da bu akıllı siyasete eşlik ediyor. YENİ Parti'nin güçlü çıkışında Özel'in enerjik ve samimi liderliği kadar Özel-İmamoğlu-Yavaş ekseninin gücü de belirleyici oldu. Bu da sahaya yansıyor.
19 Mart'ta İmamoğlu'nun hapse atılmasıyla başlayan dönemin artık bildiğimiz siyaset mücadelesinin ötesinde ve dışında bir süreç olduğu açıktır. Artık siyaset yok, bilek güreşi var. İktidar/Erdoğan, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı seçilme potansiyelini "zamanında" görerek elinden gelen neyse bunları devreye soktu. Arkası kesilmeyen operasyonlar, diploma iptali, tutuklamalar, gizli tanıklar ve hiçbirisi derde deva olmayınca da butlan geldi.
Bu fırtınanın maksadı ve kısa özeti, "Ekrem İmamoğlu veya bir başkası Cumhurbaşkanı seçilemesin"den ibarettir.
Elbette Özgür Özel de bu yeni ve çetin oyunu görüyor. Maçın sadece vaat, vizyon veya siyasi mesajlarla kazanılamayacağını, her durumda bileğinin güçlü olması gerektiğini biliyor. İktidarın elindeki gücün sınırsızlığını ise hem biliyor hem her gün tecrübe ediyor. Yakın siyasi tarihimizde görülmemiş bir tablo da siyasi yarışın böylesine kuralsız ve sınır tanımaz tarzda yapılıyor olmasıdır. YENİ Parti de CHP'den böyle bir ortamda ayrıldı ve böyle bir ortama doğdu.

5