Maharet, evi depremden önce yapmakta

Deprem bölgesinin evleri üzerinden yürüyen tartışma neyi anlatıyor En başta hala deprem gerçeğinden ne kadar uzak olduğumuzu. İnsanlar niye senelerce depreme dayanıksız evlerde oturtuldu, sorusunun cevabını es geçtikten sonra gerisi boş konuşmadır. Anlamı da yoktur.

Maharet depremden sonra insanlara yemek ulaştırmak, elbise vermek ve onlara yıkılan evlerinin yerine başlarını sokacak bir yuva vermek değildir. Bunu da mı yapmayacaktık da lafını ediyoruz! Şehirler yıkılınca, insanlar ölünce ve geride kalanların er ya da geç evleri olacaktır. 1999 Gölcük Depremi'nden sonra olduğu gibi bugün de söz verilen zamanda veya söz verilen kadar olmadı ama bir şekilde evler tamamlanıyor. Bu çağda, bu inşaat bolluğunda tamamlanmaması da mümkün değildir.

Bununla övünmeyi bırakalım artık.

Maharet insanları depremde enkaz altında bırakmamak, onları öldürmemektir. Bir millete yakışan depremde ölmemek, bir devletin sorumluluğu da insanlarını enkaz altında bırakmamaktır.

11 vilayeti yıkan ve 53 binin üzeninde insanımızı kaybettiğimiz Kahramanmaraş Depremi geleceği belli olan, provası dahi yapılacak kadar güçlü şekilde tahmin edilen bir felaketti. Sadece asrın felaketi değil her açıdan asrın ihmaliydi de. 6 Şubat 2023'e kadar yani deprem gününe kadar hiçbir önlem alınmadı. Milyonlarca insanın depreme dayanıksız ve yıkılmaya hazır evlerde yaşamasına ve ölümü beklemesine göz yumuldu. Birkaç yılda kolaylıkla yapılacak işler ihmal edildi, deprem beklendi. Evler yıkıldı ve insanlar öldü, sakat kaldı ve hayatları sonsuza kadar değişti. Onları göz göre göre ölüme götüren yolda kimse parmağını kımıldatmadı ama sonrasında onlara ev yapmayı vadetmek büyük siyaset oldu.

Depremle yaşayan bütün ülkeler artık insanlarını güvenli evlerde oturturken Türkiye'nin kendi insanına vereceği şey önlenebilir ölümlere seyirci kalıp, kalanlara ev yapmak mı

Üzerinden iki sene geçti ne değişti peki Depremi bu kadar konuşup, üstüne bu kadar sık yaşayıp, bu kadar savunmasız ve tedbirsiz olan başka ülke yoktur. Bırakın gelişmiş ülkeleri Şili bile 8 ve daha fazlası büyüklükte depremi kayıpsız atlatıyor.

Biz ise çaresiz bekliyoruz.

Yüksek ihtimalle (yüzde 50) 10 yıl içinde Marmara'da, İstanbul'u yıkacak bir deprem de kapımızda bekliyor. Kesin rakam belirsiz ama tahminen 600 bin binanın dayanıksız olan 400 bini hasar alacak ve belki en az 75 bini içindekilerle birlikte yerle bir olacak.