Hep, ülkenin öngörülebilir olmamasından, sürprizlere açık olmasından ve beklenmedik olayların yağmur gibi yağmasından şikayet edilirdi ya bu en azından "muhalefetle mücadele" için artık geçerli değil. Türkiye, bu bahiste gayet öngörülebilir ve tahmin edilebilir bir ülke oldu. Belediye başkanı mı hapse atılacak, birkaç hafta önceden belli. Günü gelince de o belli olan şey kolaylıkla gerçekleşiyor. Yahut muhalefete karşı hücumda veya suçlamada aksama mı var, muhakkak birkaç kişi konuşturuluyor ve o eksik gideriliyor. Ne lazımdı, hangi ifade gerekiyordu
Her şey gayet öngörülebilir.
İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu'nun hapse atılacağı biliniyordu, bilindiği gibi oldu. Bunun yetmeyeceği, başka belediye başkanlarının da alınacağı söyleniyordu, onlar da oldu. CHP'ye el konulacağı söylenip duruyordu, 'olurdu olmazdı' diye kimse şüpheye bile düşmedi. Söylendiği gibi, konuşulduğu gibi oldu bitti. Birkaç hafta önce Bursa Belediye Başkanı konuşuluyordu, oldu. En son Çankaya Belediye Başkanı'nın hapse atılacağı söylenip durdu. Öngörülüyordu yani. Öngörü o kadar güçlü gerçekleşti ki, başkan yurt dışından gelerek teslim oldu, içeri alındı.
Sadece CHP değil, şu veya bu şekilde iktidara muhalefet eden veya haber yaparken iktidarın ayağına basan gazeteciler, uzmanlar, yorumcular ve sıradan insanlar da aynı öngörüden nasibini alıyor, hapsi boyluyor. "Konuşma yanarsın, söyleme başın belaya girer, yazma içeri tıkılırsın kanaati" o kadar kesin ki; soruşturmaya, kovuşturmaya bile gerek kalmadı artık. "Başkanlık sistemiyle gelen hızlı ve seri karar alma imkanı işe yaramıyor, bu yöntemle ülkenin hiçbir meselesinde sonuç alınamadı" diyenler vardı ya, o da öyle değilmiş. Gayet güzel netice alınıyor, zira ülkenin hızlı ve seri karar bekleyen meseleleri millete göre başka, iktidara göre başka.
Normal bir sistemde belediyeleri müfettişler denetleyecek, raporlar yazacak, o raporlara itiraz edilecek, gerçek belgeler, doğru bilgiler bulunacak, ince elenip sık dokunacakken şimdi öyle mi Önce öngörüyü ortaya atıyorsun, sonra da o öngörü hemen doğru çıkıyor. Hızlı ve seri olarak.
İktidarın bütün işler arasında sadece siyasi mühendisliğe odaklanması ve bütün alanlar acilen uzmanlık beklerken sadece bu alanda uzmanlaşması inanılmaz bir kabiliyet. Mübalağasız, muhalefete karşı hücumda tarihi bir dönem yaşıyoruz. Amansız, keskin, sert ve tavizsiz bir mücadele dönemindeyiz.

12