Bu sözler neyi işaret ediyor

Fon vurgununun açığa çıktığı günden itibaren, kamuoyunu şoke eden çok bilgi çıktı ve olayın derinliğine dair çokça da şüphe belirdi. Eşi benzeri olmayan bir vurgun organizasyonuyla karşı karşıya olduğumuz aşikar hale geldi. Her eşi benzeri olmayan vurgun gibi bunun da ancak sistematik bir himaye ve kayırmacılık sayesinde yapılabileceği anlaşıldı. O kadar hızlı anlaşıldı ki yıllardır iktidara destek veren cemaatler ve vakıflar bile bildiri yayınlayarak "Bu kadarı fazla" demek zorunda kaldı.

Herkes şokta ama herkes hepsinin bu kadar olmadığını hissediyor.

Bütün bu sansasyona, şaşırtıcı haberlere ve inanılmaz rakamlara rağmen bilmediklerimiz, bildiklerimizden çok daha fazladır.

Yatırımcı, borsacı, aracı kurumu, fon şirketi hatta yatırım bankası sıfatı taşıyan bazı kişi ve gruplar, büyük bir dolandırıcılık düzeni kurdu. Bütün bu alanlarda denetleme ve regülasyon yetkisi ve sorumluluğu olan kurumlar buna göz yumdu. İktidara yakın güçlü ve önemli kişiler de -bazıları vurgunun parçası olarak- bu düzeni himaye etti. Bütün bu organizasyon, en az üç yıl boyunca tıkır tıkır işledi. Onlarca hissenin değeri manipülasyonla binlerce kat artırıldı. Bu hak edilmemiş rakamlara ulaşan hisseleri, 131 fon üzerinden yatırımcıya sattılar. 415 bin fon mağduru doğrudan, borsa tepetaklak gittiği için de 6 milyonun üzerinde borsa yatırımcısı da dolaylı olarak zarara uğradı. Foncularla borsacıların toplam zararı 3 trilyon lirayı aştı.

Mesele derinleştikçe birçok kamu kuruluşunun da fonlara para yatırdığı ve şimdi o fonlar battığı için kamunun yatırdığı paraların da riskli yatırım haline geldiği yani battığı anlaşıldı. Miktarı ise bilinmiyor. Halka açık bu şirketler fonlara ne kadar para kaptırdıklarını açıklamıyor, açıklayamıyor. En azından bir tanesinin başındaki ismin de kurumunun parasını rüşvet karşılığı fona yatırdığını biliyoruz.

Başa dönelim... Bütün bunlar açık bir ihmal, himaye ve kayırmacılık sayesinde oldu. Göz göre göre oldu ve birkaç günde olup bitmedi, aylarca sürdü. Himaye olmasa böyle bir vurgun yapılamazdı; finansal sistemde böyle büyük bir vakum oluşturulamazdı.

İşte bu tabloyu görenler, takip edenler, kaygılananlar doğal olarak vurgunda ihmali olanların ve suça bulaşanların hesap vermesini istiyor, bazen açıkça bazen de ortamın nezaketi gereği dolaylı olarak. Ama talep bu. Sonuna kadar gidilsin. Gidilsin ki zaten kriz içinde olan ekonomide milyonlarca ücretli, emekli, esnaf hatta tüccar ve sanayici kemer sıkarken, herkesi saf yerine koyma cesaretini bulan foncuların yaptığı yanına kâr kalmasın.