Mustafa Karaalioğlu

Karar

İstanbul'un deprem gerçeği: Allah beterinden saklasın!

Dün deprem korkusunu ve sarsıntıyı yine yaşadık; en kötüyü zihinlerimize geri çağırdık. İstanbul, çevresindeki bitmek tükenmemek bilmeyen fay hareketleriyle depremi bir kez daha en ürkütücü yüzüyle hatırladı. "Hatırladı" doğru bir tespit ama doğru kelime değil çünkü hiç unutmaması gerekiyordu. 15 milyonu aşkın insan depreme bu kadar yakın ama anlaş

Hızlı ve seri kararla bile iyileşmeyen bir yatırım ortamı

"Yatırım ortamının iyileştirilmesi" diye bir klişe var. Yerli ve yabancı yatırımcının önünü açmak, finansmana erişim kolaylaştırmak, bürokratik engelleri azaltmak, süreçleri hızlandırmak ve genel olarak yatırımı teşvik etmek fikrini ifade eder. Bütün bunlar bihakkın yerine getirildiğinde ülkedeki yatırımın seviyesi artacaktır ve dışarıdan daha fazl

Hatada ısrar için daha ne kadar kaynak var

Ekrem İmamoğlu hapsedilene kadar Türkiye'nin bir numaralı meselesinin ekonomide krizden çıkış, enflasyonu yatıştırmak ve buna bağlı olarak da orta sınıfı da içine alan yoksulluğu azaltmak olduğunu zannediyorduk. Yaklaşık beş yıldır dünyanın en yüksek enflasyonuyla yaşayan bir ülkeyiz. Ağır enflasyon ve ağır faiz yükü hem vatandaşın hem de devletin

Beşir Hoca'nın gözünden yakın siyasi tarih

Hayatımı gözden geçirirken en öne aldığım husus, onu bütünlük içinde ve inandığım ilkelerle yaşayabildim mi, sorusu oluyor. Türkiye şartlarında yaptığımız işleri, bulunduğumuz görevleri de düşündüğümüzde, her şartta ilkelerimi korumaya, ikircikli tutumlara, iki yüzlülüklere sapmadan, olduğum gibi görünerek, düşündüklerimi her durumda usulüne uygun

Millet, İmamoğlu hakkındaki iddialara niye inanmadı

İstanbul Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, karşı karşıya bulunduğu haksızlığa rağmen giderek daha dinamik ve güçlü bir ses yükseltiyor. B Planı düşünmeyen; yani kendisini hedef alan yargı girişimlerinin hedeflediği sonuçları yok sayıp, doğrudan cumhurbaşkanlığı hedefine odaklanarak yoluna devam ediyor. İmamoğlu, iktidar merkez

Biraz da olup bitenlerin maliyetini konuşalım

Bir ekonominin gücü ve dayanıklılığı kriz zamanlarında belli olur. Kriz kaçınılmazsa, küresel bir dalga halinde geliyorsa ve herkesi etkiliyorsa, gerçekten dayanıklı ülkeleri kolaylıkla fark ederiz. Çünkü, mali ve finansal yapıları hazırlıklıdır, hukuk sistemleri buna eşlik ediyordur ve lafta değil gerçek anlamda istikrara sahiptirler. Örnek; 20080

Dünya etkilenecek de kazanan kim olacak

Evet, ABD Başkanı Trump'ın göçmen politikalarından gümrük tarifelerine ve dış politikaya kadar her alanda yaptığı veya yapmaya niyetli olduğu şeyler dünya düzenini değiştirmeye nazmet işler Merkezinde ABD'nin olduğu 70 yıllık düzen sarsılmaya başladı. Trump, zaten askeri üstünlüğüne bağlı olarak güvenlik kaygısı taşımadığı için NATO dahil, ülkesini

19 Mart'tan 6 Nisan'a ne oldu, şimdi ne olabilir

Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının hapse atılmasıyla 19 Mart'ta başlayan dün CHP Kurultayı'yla devam eden sürecin doğurduğu yeni siyasi sonuçları sahici ve soğukkanlı okumak gerekiyor. Zira, buradan yeni bir siyasi güç dengesi çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aklında epeydir olan şeyi nihayet gerçekleştirdi ve İmamoğlu'nu siyasetten olmasa bile sokakt

Türkiye, Trump vergilerine nasıl hazırlandı

Küresel sarsıntıya yol açan Trump vergilerinden sonra bütün ülkeler yeniden hesap yapmaya başladı. Bir başka ülke vergi tarifeleriyle zenginle hesabı yapsa çok ciddiye alınmazdı ama sözkonusu ABD olunca sarsıntı kaçınılmaz oluyor. Daha ilk günden dünya ekonomisinde yaygın bir resesyon ve eş zamanlı enflasyon beklentisi arttı. İş uzarsa ve Trump NAT

Trump kafası başarabilir mi

Dünya, ABD Başkanı Trump'ın öngörülemeyen, duygusal, bencil ve kafasındaki Amerika imajının sınırları dışında kimseye değer vermeyen politikası nedeniyle büyük bir gerilim yaşıyor. Demokrasileri, ticaret düzenini ve en başta da insan haklarını tehdit eden; dolayısıyla herkesi olumsuz etkileyen sonuçları olabilecek bir gerilim Trump ve ekibi, insanl

Ekonomi programı kimin umurunda

Bir ekonominin temel sermayesi güven ve o güveni kuşatan istikrardır. Sadece Türkiye gibi nisbeten küçük hacimli ve finansal derinliği sığ ekonomiler için değil, gelişmiş ekonomiler de bu kurala bağlıdır. Demokratik sistemi ve hukuk düzenini geçersiz kılacak veya zayıflatacak girişimlere müracaat edilemez. Kırmızı çizgidir buİktidarın ekonomiyi bir

Sonunda her şeyi basit bir soru-cevap çözecek...

Demokrasinin her gün daha ağır yaralar alması, ülkenin kaderiyle yakından ilgili bir süreç ve dolayısıyla her yanlış girişim bir büyük problemdir. Sadece ifade hürriyeti veya hukuk değil; demokrasi en basit haliyle insanların karnının doyması ve geleceğe dair umut taşımaları için zarurettir. Nefes almak zorlaştıkça iyi hayat şartları da kaybolur. F