İran ve E3 ülkeleri (Fransa, Almanya ve İngiltere) arasında bir süredir devam eden diplomatik görüşmeler, iki taraf arasındaki anlaşmazlığı çözemedi. Bunun üzerinde 28 Ağustos'ta E3 ülkeleri BM Güvenlik Konseyi'ni İran'a karşı tetik (snapback) mekanizmasını hayata geçirmek üzere harekete geçmeye çağırdı.
Tetik mekanizması, 2015 yılında İran ve P5+1 ülkeleri arasında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) ardından BM Güvenlik Konseyi'nde kabul edilen 2231 nolu kararda çerçevesi çizilmiş bir mekanizmadır. Buna göre İran, herhangi bir biçimde 2015 anlaşması koşullarını çiğnerse, anlaşmaya taraf üyelerden biri konuyu Güvenlik Konseyi gündemine getirir ve 30 gün içerisinde konu çözüme ulaştırılmalıdır. Aksi takdirde 2015 öncesi İran'a uygulanan BM yaptırımları geri döner. Bu noktada taraf ülkelerin ya da Güvenlik Konseyi üyelerinin veto yetkisi bulunmamaktadır, zira İran'ın anlaşma hükümlerine uygun hareket ettiği tespiti oy birliği ile yapılmalıdır.
ABD 2018'de anlaşmadan çekildiği, Rusya ve Çin de İran'ı desteklediği için İran ile müzakere yürütecek anlaşmaya taraf üç ülke kalmıştı. İngiltere, Fransa ve Almanya'nın İran ile yürüttüğü müzakereler, İran'ı uranyum zenginleştirme oranlarında ve zenginleştirilmiş uranyum depolama miktarlarında 2015 anlaşmasında anlaşılan seviyelere inmeyi ikna amacını taşıyordu. Ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetçilerinin İran'da denetim yapmalarına izin verilmesi de Avrupa ülkelerinin talepleri arasındaydı.
İran ise karşı tarafı anlaşma hükümlerine aykırı hareket etmekle suçluyor, nükleer faaliyetlerinin askeri amaç taşımadığını iddia ediyor ve uranyum zenginleştirme seviyesini yukarıya çekmesini de anlaşma dahilinde yorumluyordu. Ayrıca Ajansın raporları ve denetimlerinin siyasi amaç taşıdığını, şeffaf olmadığını ve hatta İran tesislerinden Mossad'a stratejik bilgilerin sızdırıldığını söyleyerek denetçilere izin vermiyordu. İran'ın denetçileri kovması, Ajansın İran'ın NPT'ye aykırı hareket ettiğini iddia ettiği raporunun (12 Haziran) hemen sonrasında (13 Haziran) gerçekleşen İsrail saldırısından sonra yaşanmıştı.
E3 ülkelerinin tetik mekanizması sürecini başlatmalarının ardından Güvenlik Konseyi 10 gün içerisinde bir taslak metin hazırlamalı ve üye ülkeler toplam 30 gün içerisinde bu sorunu çözecek adımları atmalılar. 30 günlük sürenin sonunda İran'ın anlaşma hükümlerine uygun hareket ettiği ya da edeceği kanaati oluştuğu takdirde yaptırımlar geri dönmeyecek ve 18 Ekim 2025 tarihi itibarıyla da tamamen kaldırılacak. Zira 2015 anlaşması, İran üzerindeki denetim ve yaptırım süreçlerinin 10 yılda zaman aşımına uğrayacağını hükme bağlamıştı.
Güncel gelişmeler ve bölgesel jeopolitik dikkate alındığında böyle bir kararın çıkması imkansız gibi görünüyor. Geriye iki ihtimal kalıyor: Bunlardan biri, tetik mekanizmasının zaman aşımı süresinin uzatılması. 6 aylık bir uzatma daha önce E3 ülkeleri tarafından masaya getirilmiş ve İran tarafından reddedilmişti. Böyle bir ihtimalde, 18 Ekim itibarıyla İran üzerindeki yaptırımlar ilanihaye kaldırılmaz ama ertelemenin sonuna kadar da BM yaptırımları geri getirilmez. Dolayısıyla müzakereler için 6 aylık bir fırsat penceresi açılmış olur.
Benim daha olası gördüğüm son seçenek ise, Güvenlik Konseyi'nden yaptırım kararının çıkmasıdır. Özellikle ABD ve İsrail'in baskı ve yönlendirmeleri, E3 ülkelerinin snapback kararında etkili olmuştur. Her ne kadar bu üç ülke, diplomasi için hala şans olduğunu söyleseler de almış oldukları karar diplomasiye alan bırakmamaktadır. İran'ın ABD ile müzakere halindeyken İsrail tarafından saldırıya uğradığı ve Almanya Başbakanı Merz'in, "İsrail bizim kirli işlerimizi yapıyor" diyerek İsrail'i bu hukuksuz saldırısında desteklediği unutulmamalıdır. ABD Dışişleri Bakanı Rubio da snapback kararını olumlu karşıladıklarını ifade eden bir açıklama yapmakta gecikmedi. ABD 2018'de anlaşmadan çekildiği için snapback mekanizmasını işletecek hukuki bir varlığa sahip değil. Ancak Avrupa ülkeleri üzerinden bu sürece etkide bulunduğu aşikar.