Tom Barrack vali mi büyükelçi mi

ABD büyükelçisi Türkiye'ye monarşi önerirken, aynı Amerika 100 yıl önce Osmanlı'yı parçalamaya çalışmış, peki bu öneriler gerçekten Türkiye'nin yararına mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD büyükelçisi Tom Barrack'ın Türkiye'ye Osmanlı milletler modeli ve monarşi önerisini eleştirerek bunun yeni olmadığını, Amerika'nın Ortadoğu'yu kontrol etme stratejisinin uzun tarihinin parçası olduğunu savunuyor. ABD'nin 100 yıl önceki Wilson Prensipleri'nden günümüz önerilerine kadar tutarlı bir hedef izlediğini iddia ederken, yazarın temel sorgulaması şudur: Acaba Barrack'ın tarifleri Sevr'in yeni bir versiyonu mu, yoksa Türkiye'nin demokrasi kazanımları karşısında gerçek bir tehdit mi?

Resmi görevi ABD'nin Ankara büyükelçiliği ve Suriye özel temsilciliği olan Tom Barrack, sınır tanımaz bir yetki aşımı içinde Türkiye'ye yönetim şekli biçmeye devam ediyor.

Göreve geleli bir yıl bile olmadı ama mübarek, Ortadoğu topraklarının sonsuz efendisi.

İnsana Trump'ın büyükelçisi de böyle olur dedirtiyor.

Şu derin değerlendirmeler ona ait:

- Türkiye'ye en uygun olanı Osmanlı milletler modeli. Ona dönülmeli.

- 1919'dan beri bu bölgede ulus devletler hep sorun oldu!

- Erdoğan'la Netanyahu arasındaki gerilim sadece retorik. Türkiye ile İsrail'in bölgede birlikte çalışacağına dair güvenim tam!

Barrack son olarak Antalya Diplomasi Forumu'nda şöyle dedi:

- Bu bölgede en uygunu merhametli monarşi ya da güçlü lider. Demokrasi işlemiyor!

***

Aslında Barrack yeni bir şey söylemiyor. Amerika'nın öteden beri kafasında yer eden Ortadoğu modelini daha densiz ve diplomatik olmayan ifadelerle dile getiriyor.

AKP iktidarının "hazırlandığı" 1990'lı yıllarda dönemin bölge terzisi Graham Fuller Türkiye'de şöyle bir modelin uygun olacağını açıkça ifade etmişti:

"Laiklere saygılı ılımlı İslam!"

Daha geri gidersek Soğuk Savaş sonrasında ABD'ye topraklarında üsler veren Türkiye için Washington'da şöyle bir bakış üretilmişti:

- Oltadaki balık Türkiye!

Devamı da tam Tom Barrack usulü gelmişti:

- Oltadaki balığa yem vermeye gerek yoktur! Daha da geriye gidersek... 20. yüzyılın başında bu topraklarda nasıl bir kurtuluş mücadelesi vermeli tartışması yapılırken ABD, "Wilson prensipleri" başlığıyla Osmanlı İmparatorluğu'nun nasıl dağıtılacağını, topraklarından kaç devlet çıkacağını ilan ediyordu!

O ABD şimdi Türkiye'ye Osmanlı milletler modeli öneriyor. Sormak gerekir:

- Türkiye'yi de dağıtmak için mi

Bir bütün olarak bakıldığında ABD yeni ve farklı bir şey söylemiyor. Bunun yanına Sevr'i de koymak gerekir. Bu bağlamda zaman zaman kullanılan "Sevr sendromu" bizde değil onlarda var! Bir türlü bu "özlemden" vazgeçemiyorlar!