Mustafa Balbay

Cumhuriyet

Bir şey yapmalı... Derken boykot!

1880'de İngiltere'de köylüler zor duruma düşünce toprak sahiplerinden indirim rica ederler. Ne toprak sahipleri aldırır ne temsilcileri. En çok kâhya Charles Boycott adlı kibirli kişi köylülerin karşısına çıkar. Bütün istemleri reddeder. Bunun üzerine köylüler, Boycott Beyefendi'yi yalnızlaştırma, onunla selamı sabahı kesme, onunla bağlantılı yerle

Gençleri bırakın!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun çoğunluğu seçimleri kazanma çalışmalarına katılmış 50 kişi ile birlikte tutuklanması iki temel dalga yarattı:Dipten gelen dalga. Ekonomiden gelen dalga. Dip dalganın başını gençler çekiyordu. Bu hafta İmamoğlu'nun yanı sıra dip dalga içindeki gençlerden 268'inin tutuklanması, tutuklanma nedenl

30 milyon imza...

Siyasi tarihimizin en pusulu ve pusulalı günlerinden geçiyoruz. Geçen haftadan bayram haftasına yansıyan gündem çok sıcak bir nisan ayını yaşayacağımızı gösteriyor. Pusulu diyoruz, iktidarın kendini korumak için ne zaman ne yapacağını kestirmek olanaksız. Pusulalı diyoruz, millet kaderine yön vermek üzere fiilen liderliği ele aldı, attığı her adımı

Atatürk'ün en büyük devrimi: Millet iradesi!

İnsanlar ikiye ayrılır; tanıdıkça küçülenler, tanıdıkça büyüyenler! Mustafa Kemal Atatürk şüphesiz tanıdıkça büyüyen bir lider. Bunun ötesinde zamanla da büyüyen bir dünya lideri. 21. yüzyılda yaşanan hemen her uluslararası olay, milletleri etkileyen gelişme Atatürk'ün devrimlerini yeniden güncelliyor. Bu devrimleri yazan, sonraki kuşaklara aktaran

CHP'nin 6 Nisan kurultayı...

Sadece mart ayında yaşananları alt alta koyup topladığımızda şu çıkıyor: Erdoğan seçimlerdeki en güçlü rakibini tasfiye etmek ve CHP'yi aşağı çekmek için her şeyi yapıyor. Erdoğan'ın sadece dünkü grup konuşması bile bu saptamanın doğruluğunu tartışmasız biçimde ortaya koymaya yeter. Uzun zamandır ilk kez grup konuşmasını sadece bir konuya ayırdı; C

Açlık sebep... Sokak sonuç!

Önümüzdeki ayları, yılları şekillendirecek günlerin içindeyiz. İçimizde birbiriyle yarışan iki duygu var: - Güzel ülkemiz hâlâ böylesine vicdansız, vahşi hukuksuzluklara mı sahne olacak hüznü...- Milletin uyanışının, itiraz sesini yükseltişinin yarattığı tarifsiz umut ve mücadele sevinci... Birincisi durum, ikincisi çözüm. İkisinin toplamı içinden

İmamoğlu'na mektup Silivri'de ilk gün

Sevgili İmamoğlu,Son görüşmemizde, "Sıra Türkiye'de değişime geldi. Sürecin neresinde olursam olayım, mutlaka değişimin gerçekleşmesini sağlayan kişilerden olacağım" demiştin.Sanki bugünü tarif etmiştin!Ocak ayında kadronuzun genel bakışı şuydu:"Hapis dahil her olasılığa hazırız!"Sözün özü, "Nereden çıktı bu durum" diyecek noktada değilsin. Türkiye

Suçun aslı!

İmamoğlu'nun asıl suçları şunlar:1- Erdoğan'ı dört kez yendi.2- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanmanın yanı sıra CHP'nin belediye meclisinde çoğunluğu elde etmesinde, 14 olan ilçe belediye başkanı sayısının 29'a çıkmasında en büyük rolü oynadı.3- Sosyal yardımların AKP'nin yaptığından daha yukarı çıkabileceğini gösterdi. Sütten ucuz

FETÖ'den tanıyoruz!

Dün Cumhuriyet tarihinin en karanlık günlerinden birine uyandık. Yaşananlar sadece Ekrem İmamoğlu'na değil; İstanbul'a, CHP'ye, Türkiye'ye yönelik büyük bir operasyon!Gözaltı listesinden hemen sonra "suç listesi" de yayımlandı. Gördük ki Türk Ceza Yasası'nda madde bırakmamışlar. Terörden evrakta sahteciliğe, ihaleye fesat karıştırmaktan rüşvete tüm

Sen sandığa gidersen... O Saray'dan gidecek!

Sevgili Cumhuriyet Halk Partisi üyesi, Anadolu'da "40'lık çivi gibisin" diye bir tanım vardır. Hiçbir şekilde sökülüp atılamayan, duruşunu her şeye karşın bozmayan, kararlı kişiler için kullanılır. Bugünkü Türkiye'de CHP üyesi olmak, bunda ısrar etmek, her türlü havuç-sopa göstermelere inat, bu saflarda yer almak 40'lık çivi olmakla eşdeğerdir. Zam