Menderes'in Abdurrahman Gürses hocaya gönderdiği zarfın içinden kaç lira çıkmıştı

"Abdurrahman (Gürses) Efendi gerçekten de derdini, kederini gizleyen, kimselere sıkıntısını anlatmayan son derece ketum bir şahsiyetti. Bu hususiyetini hoca ile birlikte, (Topkapı'ya) nakledildikten üç ay sonra (Adnan) Menderes'in kabrini ziyaret ettiğimiz bir sırada anlattığı bir hadiseden sonra bir kez daha anladım.

Adnan Menderes Başvekil (Başbakan) olduktan sonra şimdi ismini hatırlayamayacağım (bir) Emniyet Genel Müdürünü Abdurrahman Efendi›ye göndermiş.

Emniyet Müdürü, Adnan Menderes Bey'in selamlarını, hürmetlerini getirdiğini, kendisinin hocaefendi ile bizzat görüşmeyi çok arzu ettiğini, ancak ülkenin içinde bulunduğu nazik ortam nedeniyle bunun şimdilik mümkün olmadığını belirtmiş.

Başvekil ayrıca hocaefendiden kendisi ve ülkemiz için "yüce mihraptan" dua etmesini istemiş. Ardından da Emniyet Müdürü hocaefendiye bir zarf takdim ederek "Başvekilimiz bunu kabul etmenizi istirham ediyor" demiş. Hocaefendi zarfı açıp bir bakmış, tam 500 lira. O zaman için çok kıymetli bir miktar. Bu paranın aylarca yettiğini söylerdi...

(İşin garip tarafı) O kadar uzun süre beraber olmamıza rağmen hocaefendi bu hadiseyi bizlere anlatmamıştı.

Bu arada Adnan Menderes Bey (Abdurrahman Gürses) hocaefendiye önemli bir mesaj daha göndermiş.

Ezanın (16 Haziran 1950 tarihinde) aslına rücû ettirilmesinden (yani Arapça ezana dönüşmesinden) dolayı halkın büyük teveccüh (sevinç) gösterdiğini, oysa daha