Tabii merak duygum bu yazıyı okuyunca kışkırtılmış oldu ve "Milliyetçilik ve din" başlıklı o yazıyı Nesillerin Ruhu adlı kitabında buldum. Lakin okuyunca Sebil'deki iktibaslarda geçen cümlelerin o yazıda yer almadığını hayretle müşahede ettim. Sebil'deki yazı mı hatalıydı yoksa hoca kitabına alırken metinde değişiklik mi yapmıştı Bunu çözmenin en sağlam yolu dergiyi bulup oradan kontrol etmekti.
Dergideki halini bulup okuyunca hem Sebil'de iktibas edilen cümleleri, hem de daha fazlasını buldum. Meğer hocam 1951'de kaleme aldığı o radikal ve sert yazıyı 16 yıl sonra kitabına alırken epeyce yumuşatmış ve bazı yerleri de çıkarmış. Bu da 27 Mayıs darbesinin akademiye de darbe indirdiğini ve 1950 yılından sonra çözülmüş bulunan dilleri susturduğunu, yazarların önceden yazdıklarını sansürlemek zorunda bıraktığını gösterdi bana. Buna otosansür diyoruz.
Aşağıya Nesillerin Ruhu adlı kitabına alırken çıkardığı veya değiştirdiği o sert cümlelerin 1951 Aralık'ındaki asıl hallerini alıyorum. Elinde kitap bulunanlar bunları bir kenara kaydetsin ve yazıyı bunlarla birlikte tekrar okusun.
Cümleler şöyle:
"Yalnız Cumhuriyet devrinin sözde milliyetçileri dini ihmal etmişler, hattâ ona cephe almışlardır."
"Nitekim 25 yıldan beri Türkiye'de dine karşı indirilen kuvvetli darbeler yüzünden Türkiye'de dinin ihmal edilişi millette ruhi ve içtimaî bir buhran yaratmaktan başka bir işe yaramamıştır."
"25 yıldan beri müthiş bir propaganda ile gençliğe aşılanmak istenen Atatürk tarihî bir şahsiyettir. Türkiye'nin muayyen bir devrinde muayyen bir tarihî rol oynadı. Fakat ondan önce de Türk milleti vardı, ondan sonra da yaşıyor ve yaşayacak. Onu Türk milletinin bütün tarihini temsil eden bir sembol olarak almak imkânsızdır. Türk tarihini Atatürk'ten sonra başlamış göstermek bir dalâlettir."
"Daha şimdiden Atatürk'ün en kuvvetli cephesini teşkil eden kayıtsız otorite fikrinden ve insana tapmak fikrinden uzaklaşmış bulunuyoruz. Bugün bizim idealimizden biri hürriyettir. Atatürk ile bu ideali uzlaştırmak imkânsızdır. Zaten insanlığı harekete getiren idealler, şahıslarla değil, fikirlerle ifade olunur."

21