"Küçük Amerika olacağız" sözünü ilk kim söyledi

Bu iddiamızın delillerini aşağıda bulacaksınız.

29 Aralık 1949 tarihli Anadolu gazetesi Nuhat Erim'in sözünü başlığa şöyle çıkarmış:

"20 yıl sonra Türkiye bir Amerika olacak."

20 yıl sonra dediği 1969'dur ama o tarihte Adalet Partisi iktidardadır.

Türkiye, Amerikan hegemonyasına 1945'ten itibaren İsmet İnönü marifetiyle girmiştir.

Cumhuriyet gazetesi ise bu sözü Başbakan Yardımcısı Nihat Erim'in 20 Eylül 1949'da, yani iki ay kadar evvel de söylediğini beyan etmiş, daha doğrusu o zaman Amerikancılığın şampiyonu olduğu için müjdelemiş okurlarına.

Şunu yazmış Nihat Erim'in fotoğrafının altına:

"Başbakan Yardımcısına göre, Türkiye yakın gelecekte küçük bir Amerika olacak."

Bu sözlerin gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlandığı günlerde daha Adnan Menderes'in başbakanlığı bile ihtimallerin en düşüğüydü. Zira Demokrat Parti'nin planına göre Cumhurbaşkanı Fevzi Çakmak olacak, Celal Bayar ise 1937-38'in devamı olarak Başbakanlığı üstlenecekti.

Lakin seçime bir ay kala Fevzi Çakmak vefat edince plan altüst olmuş ve Bayar'ın ismi Cumhurbaşkanlığı seçiminde geçince başbakanın kim olacağı konuşulmaya başlamıştı ama o çok sonraki bir meseleydi. 1949 Eylülünde daha bu meselelerin konuşulmasına çok zaman vardı. Son bir örnek olarak Vatan gazetesinin kupürüne verelim. O da 20 Eylül 1949 tarihli. Haberin başlığı şöyle atılmış:

"Türkiye küçük bir Amerika olacaktır."

Altta Başbakan Yardımcısı Nihat Erim'in bu sözü İzmit'te söylediği yazmakta.

Demek ki Türkiye'yi Küçük Amerika yapma işini CHP 1949'da fırına vermiş, kazandığı takdirde bu yolda ilerleyeceğini beyan etmiş açıkça.

Şu da var ki Demokrat Parti CHP'nin bu programına sadık kalarak yoluna devam etmiş ve nitekim 1957 yılında, ilk söylenişinden 8 yıl sonra yani, Cumhurbaşkanı Celal Bayar Taksim meydanında yapılan mitingde şöyle demiştir:

"30 yıl sonra Türkiye küçük bir Amerika olacaktır."

21 Ekim 1957 tarihli Cumhuriyet gazetesine yansıyan bu söze göre Türkiye'nin küçük Amerika olma ideali 1987'ye, yani Turgut Özal zamanına ertelenmiş görünüyor.

Bu kervan böyle yürüyüp gitti.

Türkiye küçük Amerika oldu mu olmadı mı/ Siz karar verin.

Ama bu sözün Menderes ile bir alakasının olmadığını bilin, bir de ilk söyleyenin CHP'nin Başbakan yardımcısı Nihat Erim olduğunu unutmayın.

Efsaneler dayanıklıdır ama arada onların paslarını almak da bizim borcumuz.

Adnan Menderes: "Ecdat yadigârı eserleri harap bırakmayacağım"

Bu, Edirne'ye beşinci gelişim oluyor galiba. Birincisinde Adnan Menderes'le gelmiştim. Seçimlerin birinde olacak, Selimiye'yi gördü. "Camilerin hepsini onartıyorum." demişti. "Bu ata yadigârı büyük eserleri böyle harap, böyle yıkık bırakmayacağım." Öylesine alkışlanmıştı ki, bir fabrika vaat etse, üstü başı dökülen işsiz kalabalık bu kadar alkışlamazdı. Sözünde durdu Menderes, sadece Selimiye'yi değil, Türkiye'nin anıt niteliğinde hemen hemen bütün camilerini yeniden onarttı.

(Mehmet Kemal, Sol Kavgası, İstanbul, 1975, May Yayınları, s. 262.)

Sultan Abdülhamid'in büyüklüğüne bir delil: 'Çanakkale geçilmeyecek'

Sultan 2. Abdülhamid'in tahta çıkışının 150. yıldönümü bugün. Sultanımıza rahmet okutacak bir menkıbesini düşmanının ağzından naklediyoruz:

"BU LATİF KOKULAR DÜŞMANIN ÇANAKKALE'DEN GEÇEMEYECEĞİNE İŞARETTİR. ARTIK GAYRETULLAHA DOKUNDU. İNŞAALLAH GEÇEMEYECEKLER..." (Metin Hülagü, "Sultan II. Abdülhamid'in Sürgün Günleri", Pan: 2003, s. 243.)

Çanakkale'de 18 Mart kıyametinin kopmasına 13 gün var, Boğaz'daki bir saray odasına kapatılmış, üstelik 6 yıldır tahtından indirilmiş olan Hakan'ın "Çanakkale geçilmeyecek, zira artık Gayretullah'a dokundu" yorumundaki iman ve idrak ufkunu takdirde insan hakikaten zorlanıyor. Bir hasmı ve muhalifi tarafından aktarılan bu çerçevelik söz 'Senin istifa ettirdiğini biz de istifa ettirdik' rüyasından daha vurucu bir mesaj içermiyor mu