Hakikat uğruna savaşan bir yiğit geçti aramızdan

Mustafa Armağan
15.08.2024
225

Kitaplarını bana daima "Aziz kardeşim Mustafa Armağan'a muhabbetle" diye imzalardın. Müsaadenle ben de sana aynı şekilde hitap etmek istiyorum.

Aziz Mehmet Doğan ağabey, gerçi 11 Ağustos günü dünyamızdan sırlandın ama, nice gayretle taşıdığın bayrağın yere düşmeyecek, yarım asır süren o dişe diş mücadelen kara bulutların yeniden kaplamakta olduğu ufkumuzda senden sonra dalgalanmaya devam edecek inşallah. Müsterih ol.

Bursa'da rahmetli Cavit Çemrek'in Ulucamii'nin batı tarafındaki kitabevinden satın aldığım kırmızı kaplı Batılılaşma İhaneti adlı kitabının 3. baskısını yutarcasına okuduğumda henüz 16 yaşında bir akşam lisesi talebesiydim. Üzerine attığım tarih 18 Nisan 1977 idi.

Boş sayfalar çıkarıldığında hepi topu 140 sayfalık bu mütevazı kitap kelimenin tam manasıyla sarsmıştı beni. Sarsılış o sarsılış

Türkiye Yazarlar Birliği'ne ve "millî mutabakat metnimiz" dediğin İstiklal Marşı'na, Mehmed Akif'e ve milli marşımızı kaleme aldığı Taceddin Dergâhı'nın yok olup gitmesine karşı verdiğin büyük emeğin karşılığını görecek kadar talihliydin.

"Akit" gazetesinde 28 Şubat'ın darbeci generallerine açtığın gözüpek cihad sana ebediyen yetecek manevî bir nasibedir.

Türkçeye hem sözlükçü hem de müdafi olarak verdiği payansız hizmeti anlatmaya kelimeler yetmez.

Kemalizmin amansız hasmı olarak hiç geri adım atmadan inkılap tarihinin yalan rüzgârını bütün kalemleriyle ifşa ettin.

Türk dünyası ile birliği sağlamak uğruna edebiyat da yaptın ama bizzat bir amele gibi çalıştın da. Birleştirici vasfın bu topraklarda nadir rastlanan bir şanstı.

İlk olarak Batılılaşma İhaneti adlı kitabını okumuştum, sonra Tarih ve Toplum'u, ardından Hareket dergisindeki yazılarını.

Derken Ankara maceranı takip ettim uzaktan. Yazarlar Birliği'ni kuran ekibi yönlendirmen, yazı sahasında hem emektarları hem de yeni yetenekleri gözetip kollaman, farklı fikirlere kapalı kalmaman ama bu toprakların bir münevveri olduğun şuurunu sinende bir süngü gibi taşımayı bilmen, zaten cılız olan fikir âlemimizin ufak tefek ayrılıklar yüzünden bir araya gelemeyen dallarını kendine mahsus nezaket ve fetanetinle buluşturman, tabii o nevi şahsına münhasır çelebi tavrın ile en celalli polemiklerin şövalyeliğini terkip etmedeki kabiliyetin meziyetlerin arasında muhakkak zikrolunmalıdır.

Evet, dünya saatinde bir dakika geçti ve senin fani yolculuğun Taceddin Dergahı'nda noktalandı. Cenab-ı Mevla Adn Cennetinde ağırlaya.

D. Mehmet Doğan... Bu D. harfi neyi kapatıyordu sahi Sen söylemiyordun ama ben ifşa edeyim ağabey: Durdu Mehmet Doğan'ı. Buradaki D, Durdu'nun kısaltmasıydı.

Hayır, Aziz Mehmet ağabey, sen durmadın, çalıştın. Emeklerinin verimleri olan kitapların en az üç nesli doyurmaya yetecek zenginlikte.

Durmayacak yürüyüşün ve amel defterine, emeklerinden sızanlardan hasıl olacak sevaplar oluk oluk akacak inşaallah.