CHP arşivi yakıldı mı

CHP arşivi yakıldı mı

Mustafa Armağan

Cumhuriyet Halk Partisi'nin arşivi yakıldı mı

Tartışma 1950'den bu yana devam ediyor. CHP'nin özellikle ülkenin kaderine tek başına hükmettiği 1923-50 dönemine ait belgeler hepimizi ilgilendiriyor. Ancak bu döneme dair arşivleri ne durumda

Yakıldı denildi, 12 Eylül darbesinin ardından kapatılınca SEKA'ya geri dönüşüme gönderildi denildi…

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 4 Kasım 2020 tarihinde Karar TV'de Devlet Arşivleri'nde bulunan 1-1,5 milyon sayfa civarındaki CHP arşivinin tamamının bir kopyasını aldıklarını söylemişti. Bunun üzerine araştırmacılar, CHP Arşivi üzerinde çalışmaya başladı. (Merak edenler Emre Erkan'ın Toplumsal Tarih Akademi'nin Aralık 2023 tarihli 3. sayısındaki makalesine bakabilir.)

CHP Arşivi kurum dışına çıkarıldı, anlaşılan başka ellere geçti ve sonunda devletimizin emin ellerinde. Bu güzel ama iki soru sormamız lazım:

Asıl arşivin ne kadarı elimizde Yok edilenler, ayıklananlar, karartılanlar, en önemlisi de devlete teslim edilmeden önce değiştirilenler oldu mu

1) Orijinal belge kurum dışına çıkarıldığında fiziksel olarak kaybolma, hasar görme, değiştirilme veya yok edilme riski artar.

2) Arşivdeki güvenlik zinciri kırılır. Mahkemelerde, akademik çalışmalarda veya tarihî araştırmalarda "Bu belge gerçekten orijinal mi Değiştirildi mi" soruları gündeme gelir.

3) Güvenilirlik büyük ölçüde sıfırlanabilir (özellikle delil zinciri belgelenmezse).

Şimdi devletimizin elinde bulunan CHP arşivine ne kadar güvenebiliriz

CHP Meclis Grubu tutanaklarından sadece 1923-24 yıllarına ait olan bir defter kurtulabildi ki onu da Yücel Demirel ve Osman Zeki Konur, 2002 yılında yayınladı. Devede kulak bile değil.

Şimdi tartışmaya katkıda bulunmak için 1986 yılından üç gazete haberini tarih sırasıyla aktarmak istiyorum. Bakalım o yıllarda nasıl tartışılmış CHP arşivi

"2 Eylül'den sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin, o zaman el konulan tüm belgelerinin yok edildiği iddiaları Meclisi Meclisi'ne yansıtıldı. SHP İçel Milletvekili Fikri Sağlar'ın bu iddiayı ortaya çıkarmayı amaçlayan soru önergesini Meclise vermesi ardından görüştüğümüz, SHP mallarının korunmasıyla görevli bir kayyum, SHP belgelerinin sıkıyönetim emriyle alınıp götürüldüğünü ve ne olduğunu bilmediklerini açıkladı. Sağlar, başbakanın yanıtlamasını istediği önergesinde, şunları soruyor:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluşunu yapan, kapatılan CHP'nin evrak, doküman ve arşivleri şimdi nerededir"

"Değerli kâğıtların SEKA'ya gönderilerek yok edildiği iddiaları doğru mudur"

"Kuruluşundan 1980'e kadar geçen sürede, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin her evresi için çok önemli bir tarihi değer taşıyan bu bilgi ve belgeleri, Türk halkının hizmetine sunmayı düşünüyor musunuz"

VE BİR KAYYUMUN AÇIKLAMASI

12 Eylül yönetimi, Adalet Partisi'yle birlikte CHP'yi de feshettikten sonra, Ankara Sulh Mahkemesi, "CHP'nin taşınır ve taşınmaz mallarıyla evrakının muhafazası ya da tasfiyesi"ni yürütmek üzere üç kişilik bir kayyumlar heyeti atamış, bu atama, o zaman Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nca onaylanmıştı. Kayyumlar heyeti, Prof. Vahdet Aydın, Doç. Vural Sözen ve emekli Vali Cezmi Kartay'dan oluşuyordu. Cezmi Kartay, daha sonra SODEP'in kurucuları arasına katıldığı için, kayyumluk görevi sona ermişti.

Sulh Mahkemesi'nin atadığı üç kayyumdan, adının açıklanmasını istemeyen bir kayyum, CHP'nin tarihsel değeri olan belgeleri hakkında bize şu bilgiyi verdi:

"Kayyum olarak atandığınız zaman görevimiz, partinin taşınır ve taşınmaz malları ile evrakının muhafazası ya da tasfiyesi idi. Ancak, Sıkıyönetim Komutanlığı'nın emriyle parti merkezine gelenler, tüm eşyayı ve evrakı götürdüler. (…) Ancak alınan eşya ile evrakın ayrıntılı bir dökümü yapılamadı. Bu, biraz da zaman azlığından oldu denebilir. Çünkü binlerce evrakın tasnifi ve dökümünün yapılması, uzun çalışma isteyen bir işti.

Bu evrakın, partiden alınıp götürüldükten sonra yakıldığına dair bir bilgi gelmiş değildir. Öte yandan, evrakın, yeniden kâğıt haline dönüştürülmek amacıyla SEKA müessesesine teslim edildiğini o dönemde duyduk. (…)"

DEMİREL: "YAKMIŞ OLABİLİRLER"

Süleyman Demirel Adalet Partisi'nin arşivinin akıbeti ile ilgili olarak Milliyet muhabirinin sorusunu şöyle yanıtladı:

"AP'nin arşivini arattık, ancak bulunamadı. Onun akıbetinin de CHP'nin arşivinin akıbetinden pek farklı olduğunu zannetmiyorum. Yakmış olabilirler." (Milliyet, 5 Eylül 1986)

Bu haberi ertesi gün eski CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in açıklaması takip etmiş:

"Bu olay 1981'de oldu. Ben, arşivi SEKA'ya göndereceklerini duyunca, partiye gittim. Yalvar yakar bazı kitaplar ile Atatürk ile İnönü'nün resimlerini kurtarabildim. İyiniyetli bir SHP'li (Fikri Sağlar) bunu sormuş, önerge vermiş. Buna isyan edenler, parti kapanırken neden 'isyan' etmediler 'Hep beraber hapse girmeyi göze alalım' dediğimde, kaçacak delik aradılar."