Bayrampaşa'da bir oto galerisinde çırak olarak çalışıyormuş Halil İbrahim. 15 Temmuz 2016 Cuma günü iş çıkışında babasıyla buluşmuş, eve dönmüşler. Ailece yemeklerini yemişler. Ardından televizyonu açıp dinlenmeye çekilmişler.
Yine sıradan bir hafta sonu başlıyor gibidir ama... Aması var.
Televizyonlar birden yayın akışlarını kesmiş, ne olduğu ilk anda tam kestirilemeyen o sıra dışı darbe kalkışması haberine kitlenmiştir.
Baba elinde kumanda, heyecanla haber kanalları arasında gezinirken işin mahiyeti de belli olmaya başlamış. Bu bir kalkışma, bir darbe girişimidir. Daha önce 12 Eylül darbesinin kâbusuna tanık olan Bahattin Bey o an ne tür bir karanlığın yaklaşmakta olduğunu sezmiş.
Pencereden kendini sokağa atanların bağırış çağırışları duyulmaya başlamış ama ne yapacaklarına karar verememiş babası.
Tam bu sırada Halil İbrahim ısrarla babasına "Biz de sokağa çıkalım, hadi" diye ısrar etmiş. Babası yüreği ağzında, televizyona odaklanmışken tam o sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan CNN Türk'e bağlanıp halkı kendi iradesine sahip çıkmak için sokağa davet edince hepimizin yaptığı gibi meydanlara koşmuşlar.
Zaman sokaklarda su, insanlar sel gibi akıyormuş. Heyecan son haddindeymiş.
Saat gece yarısı 1'e doğru geliyormuş. Bayrampaşa Çevik Kuvvet önündelermiş.
Birkaç saniye sonra oğlu için saatlerin duracağından habersiz, insan seli arasında yürüyen ve bağırmakta olan babası birden arkasındaki ceylanın yere yığıldığını fark etmiş. Babası daha sonra gazetecilere o anları şöyle anlatacaktır:
"Darbecilere karşı koymak için yürürken oğlum birden yere yıkıldı. İlk başta ayağı taşa ya da bir yere takılıp düştü zannettim. 'Oğlum, kalk dedim' ve kaldırmak için elimi uzattım. Ancak oğlum hareketsiz duruyordu. Sonra kaldırmak için başının altına elimi koyunca elime kan geldi. O zaman vurulduğunu fark ettim. Kurşunun nereden geldiğini görmedim. Hemen kendi aracımla hastaneye götürdüm. Hastaneye götürünce ilk başta kurşunun sıyırdığını söylediler. Ancak sonra başının arka kısmına isabet ettiği anlaşıldı. Müdahale ettiler ama oğlumu kurtaramadılar..."
Böylece vatanının işgaline karşı yollara dökülen yüzbinler arasında şehit düşen 251 kişiden biri olan 15 yaşındaki Halil İbrahim otopsi işlemlerinin ardından Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verilmiş. Mekânı cennet, makamı âli olsun.

27