THY'nin ilk Erivan uçuşunun anlamı! (1)

THY'nin Yerevan seferi iki toplumu yakınlaştırırken, ABD tanımadığı KKTC'nin havalimanını neden denetliyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı iki bölümde, THY'nin Ermenistan'a ilk seferinin halkta yarattığı olumlu etki ile ABD'nin KKTC'yi tanımadığı halde Ercan Havalimanı'nı denetlemesinin çelişkisini ele alıyor. Yazar, fiili duruma sahip bir devleti tanımayan ABD'nin neden bu havalimanında güvenlik denetimi yaptığını sorguluyor ve bunun ticari uçuş güvenliğinin ötesinde bir amaç taşıyıp taşımadığını merak ediyor.

Türkiye ile Ermenistan arasında siyasi ilişkilerin gelişmesi henüz karayoluyla gidiş gelişe imkan sağlayamıyorsa da havayolu ulaşımı özel havayollarıyla devam ediyordu. Fakat resmi taşıyıcı olarak Türk Hava Yolları, yıllar boyu Ermenistan'a tarifeli sefer yapmadı. Siyasi iradenin olur vermesiyle ilk adımı atan THY yönetimi kararını bir süre önce KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) aracılığıyla duyurmuştu.

İlk seferi 11 Mart 2026'da hayata geçiren THY'nin tarihi adımı Türkiye Ermeni toplumu arasında ve başkent Erivan'da büyük sevinçle karşılanmış.

Birbirine çok yakın olmasına rağmen mesafeli davranan iki toplumun sıcak ilişkiler kurması bu ilk seferle başladı.

Kendisi de THY Teknik şirketinin eski bir çalışanı olan Lüsan Biçakçı'nın bu ilk uçuş ve Erivan gezisiyle ilgili AGOS Gazetesi'ne yazdığı yazı aynen şöyle:

İSTANBUL-YEREVAN; BİR UÇUŞTAN FAZLASI

"11 Mart 2026 Çarşamba günü THY'nin ilk Ermenistan seferiyle Yerevan Zvartnots Havaalanı'na indiğimizde yağmurun başladığını sandım, çünkü merakla dikizlediğimiz uçak penceresi su içinde kalmıştı. Meğer havayolunun yeni açtığı hatta yapılan ilk seferdeki adetmiş uçağı sulamak. Uçaktan indiğimizde ilk gün şerefine serili kırmızı halıdan yürüdük."

Tüm meslek hayatını Türk Hava Yolları'nda geçirmiş biri olan benim muradımı bilen bilir: "Türk Hava Yolları'nın Yerevan'a uçuş başlatması" ve "ilk uçuşta yer almak". Bu iki dileği yıllardır, on yıllardır kimi zaman içimden, kimi zaman sesli olarak dilemişimdir. Bu ikisi de gerçekleşti ya, mutluyum. Hem de bu uçuşu biri Türk, diğeri Azeri iki dostumla yapmış olmak, mutluluğumu daha da arttırdı. Bu dileğim yıllar önce de gerçekleşebilirdi ama olmadı. Geçmiş için yapılacak bir şey yok. Gelecek için ise uçuşların artarak devamını diliyorum.

Müjdeyi aldığımda 2025 yılı henüz bitmemişti: "Türk Hava Yolları Yerevan'a sefer başlatıyor!" Bunu duyar duymaz hemen biletimi almaya yeltendim. O da ne! Uçuş dolu görünüyor. Hemen eski iş arkadaşımı, ardından THY'deki konuya en yakın yöneticimi arayıp soruşturdum. Meğer henüz biletler satışta bile değilmiş, rahatladım. Satışa çıkar çıkmaz biletimi aldım, kenara koydum. Daha üç aya yakın bir zaman vardı. Sıradaki ise ilk uçuşla gelmek isteyecek arkadaşları davet etmek vardı: Ayla Abla ve Figen'e önerdim. Onlar da gönüllü oldular bana katılmaya.

İLK UÇUŞ HEYECANI

11 Mart 2026 Çarşamba günü yapılacak ilk sefer, tarifedeki akşam saatinden aynı gün öğlen saatine alınmıştı. Bunun sebebi ilk sefer olması nedeniyle yapılacak törenin gündüz saatine getirilmesi imiş. Uçuş öğleden sonra 13.30'da icra edilecekti. Bazı tanıdıklarımla havaalanına gittiğim otobüste karşılaşmıştım bile. İlk seferin heyecanı sadece beni sarmamıştı anlaşılan.

Bagajımızı verip gümrükten kolaylıkla geçip uçak kapısına kadar geldik. Bekleyenler arasında hararetli bir sohbet sürüyordu. Bu defa farklı bir heyecanla uçağa adım atıyordum ki, karşılamayı yapan üç hostesten baştakinin Ermenice 'pari yegak' (hoşgeldiniz) dediğini duydum. Hem sevindim, hem şaşırdım. Bu şaşkınlığımı ifade edince onun da benim gibi İstanbul'da yaşayan bir Ermeni olduğunu öğrendim (nedense hâlâ şaşırıyorum). Genç hostes Leda Hanım, aynı zamanda kabin ekibinin de amiriymiş. Ermenistan'a giden uçakta görevlendirilmiş olması oldukça makul bir planlama elbette ama beni mutlu etmeye yetti de arttı. Bu sıradan gibi görünen karşılaşma anı aslında uzun yılların, mesafelerin ve belki de suskunlukların içinden süzülüp gelen bir selam gibiydi. Bizi lokum ikramıyla uçağa aldılar. Uçak "full"dü.

UÇAĞI SULAMA ADETİ

Yerevan Zvartnots Havaalanı'na indiğimizde yağmurun başladığını sandım, çünkü merakla dikizlediğimiz uçak penceresi su içinde kalmıştı. Meğer havayolunun yeni açtığı hatta yapılan ilk seferdeki adetmiş uçağı sulamak. Uçaktan indiğimizde ilk gün şerefine serili kırmızı halıdan yürüdük. Türkiye ve Ermenistan görevlilerinin kutlama töreni yapılmıştı. Gümrükten geçiş her zamankinden hızlı ve kolay oldu. Genç kadın polis bana ve dostlarıma yönelttiği birkaç malum sorudan sonra 'pari kalusd' (hoşgeldiniz) diyerek bizi Hayasdan'a (Ermenistan) buyur etti. Alandan çıkmadan internet paketi almamız, taksi uygulamasından bir taksi çağırıp şehir merkezine varmamız yarım saatten uzun sürmedi.

(Yazını devamı haftaya)

***

KKTC'yi tanımayan o devlete izin verildi
Amerikalılar Ercan'ı neden denetledi
Uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğu idaresinde bulunan Kıbrıs, 1925'te İngiliz Kraliyeti'ne bağlı bir koloniydi.
(Bir devletin kendi sınırları dışında yönettiği sömürge bölgelerin adı).
Yıllarca İngiliz idaresinde kalan Kıbrıs 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti adını alarak iki toplumlu bağımsız bir devlet oldu. 1974 yılında Türkiye Cumhuriyeti askeri bir harekatla Kıbrıs'ın kuzeyini özgürleştirerek Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi, ardından da Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Kasım 1983 tarihinde de KKTC- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adını alan ve Defacto (fiili durum) diye nitelendirilen KKTC'yi Türkiye Cumhuriyeti dışında hiçbir devlet tanımadı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanıyan Amerikalılar, KKTC'yi tanımadıkları halde ne yazık ki adadaki çıkarlarını Türkiye üzerinden sürdürüp istedikleri gibi davranabiliyorlar.