Milyarlık havalimanı dünyaya kapalı!

Kıbrıs Adası'nda Rumların Türklere karşı başlattığı baskı ve zulme karşı 20 Temmuz 1974 tarihinde yapılan Barış Harekatı dönüm noktası oldu.
Yeşil Ada'da Türkler özgürlüklerine kavuştu ve 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi. Ne yazık ki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 541 ve 550 numaralı kararlarıyla Türkiye tarafından tanınan KKTC'yi yasa dışı oluşum olarak tanımladı. Bu kararlarla KKTC'ye, 'doğrudan uçuş' konusunda kesin yasaklar getirdi.
Bu, herhangi bir ülkeden kalkan bir uçağın Kuzey Kıbrıs havalimanlarına direkt sefer yapamaması demekti.
Kuzey Kıbrıs'a gitmek isteyen uçaklar önce Türkiye'ye inecek, daha sonra da buradan Ercan veya Geçitkale'deki havalimanına gidebilecek. Bu konu yıllardır KKTC'nin gelişiminin önünde engeldir. Bu yasak fiilen zaman zaman delinse de bu hak elde edilememiştir.
28 Temmuz 2005 tarihinde KKTC'ye doğrudan ilk uçak seferi Azerbaycan şirketi İm Havayolları'na ait Tupolev 154 tipi bir uçakla gerçekleştirildi. Uçağı, aynı zamanda ticari pilot olan patron Fuzuli Aliekberov kullanmıştı.
KKTC'ye 1974'ten beri uygulanan bu uçuş ambargosunu tanımayan şirket Bakü'den kalkan uçağın Ercan'a uçmasına nasıl olduysa izin verdi. 29 yıl sonra gerçekleşen ilk uçuşu yapan uçak yolcuları Ercan Havalimanı'nda yetkililerce resmi törenle karşılandı.
Hedef, Bakü-Ercan arasında tarifeli seferler yapmaktı, fakat bu iş olamadı.
Aradan yıllar geçti. Kuzey Kıbrıs'a hiçbir ülke ve havayolu yasak nedeniyle doğrudan uçuş yapamadı.
11 Mayıs 2024 tarihli Milliyet Gazetesi Ali Eyüboğlu imzasıyla yayınladığı bir haberde Kıbrıs'a uçuş yasağının Atlas Jet'in Londra-İstanbul seferlerinde fiili olarak delindiğini yazıyordu. İngilizler İstanbul'a gelen uçaktan hiç inmeden 25 dakika sonra Ercan'a uçarak sanki doğrudan uçmuş gibi olacaklardı. Bu uçuşlar da işe yaramadı yasak sürdü.
Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan'a yaptığı bir ziyaret sırasında Ercan'a doğrudan uçuş yapılması konusunun karara bağlandığını söylediğinde bir ümit ışığı doğdu gözüyle bakılmıştı.
Fakat, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan, Azerbaycan'ın Kıbrıs'a doğrudan uçak seferi başlatmasını engellemek için kendilerinin de Dağlık Karabağ'a uçak seferleri başlatacağı yönünde tehditvari bir açıklama yaptı. Rumların Türkiye'nin hava sahasını kullanmadan Dağlık Karabağ'a uçuş yapması da mümkün olmadığına göre bu tehdit bir blöften öteye gidemedi.
Rumlar bu ihtimal için Azerbaycan'ı Avrupa Komisyonu'na da şikayet edip kendilerince önlem almışlardı.
(Tabii Türkiye'nin de desteğiyle Ermeni işgalindeki Karabağ kurtarıldı ve Rum tarafı Azerilere karşı bu kozu yitirdi.)
2021 yılında İngiltere'deki Kuzey Kıbrıslılar, Londra'dan KKTC'ye direkt uçak seferleri yapılması için 100 bin imzalık bir kampanya başlattı.
İngiltere, KKTC'yi bağımsız bir devlet olarak tanımadığı için, bu ülkeden KKTC'ye doğrudan uçuş yapılmıyor. İngiltere'de yaşayan Kıbrıslı Türkler, sadece Türkiye ya da Rum kesimi üzerinden KKTC'ye uçabiliyor.
İngiliz Parlamentosu, daha önce düzenlenen kampanyalar ve söz konusu son kampanyanın 10 bin imzayı geçmesi sebebiyle yazılı açıklama yaparak KKTC'ye doğrudan uçuş düzenleme gibi bir planlarının olmadığını duyurmuştu. Bu girişim de hayalden öteye gidememişti.
Son olarak geçen hafta Bakü'ye resmi ziyaret yapan KKTC Başbakanı Ünal Üstel Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov ile yaptığı görüşmede uçak seferlerine de değinerek Azerbaycan ile KKTC arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesine yönelik imkanları değerlendirdiler. Kısaca bu işe Azerbaycan tarafı sıcak bakmıyor. Şayet öyle olsaydı Karabağ faktörü ortadan kalktıktan sonra doğrudan uçak seferleri çoktan başlayabilirdi. Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkileri ve İsrail'in Rum Kesimi ve Yunanistan ile olan iş birliği Bakü'nün Türkiye'yi de küstürmeden zamana yaydığını ve şimdilik bu işe yanaşmadığını ortaya koyuyor. Bunu söylerken bu konuda sadece Azerbaycan'ı ön plana almak yanlış olur. Türkiye'nin dost ve kardeş dediği ülkelerin de doğrudan uçuşlar için bir adım atmadığı da bir gerçek.
Herkes ilk adımı neden Azerbaycan tarafından bekliyor. Hani Orta Asya Türk Cumhuriyetleri nerede Afrika'da dost bildiğimiz ülkeler neden yok. Hiç mi hatırı yok Türkiye'nin. Demek ki bu işler göründüğü gibi olmuyor, olamıyor.
Milyarlarca dolar harcanarak yapılan 10 milyon yolcu kapasiteli havalimanı ne yazık ki bütün dünyaya kapalıdır ve doğrudan uçuş şimdilik bir hayaldir.
Mutlu yarınlar Türkiye'm.
————————————————————
Etimesgut, askerden sivile devredildi
Ankara Havalimanı VIP protokol için
Bundan beş ay önce henüz yapım aşamasında olan Etimesgut Askeri Havaalanı'nın genişletilme çalışmasını kaleme alarak "Etimesgut sivil uçuşa açılabilir mi" başlıklı bir yazı kaleme aldım. Ben bunun olmayacağını, yani bu tesisin yapılış amacını bile bile, en safiyane duygularla yazıma böyle bir başlık atarak temennide bulundum. Ben yazdım diye hiç kimse niyetinden vazgeçmeyecekti bunu da biliyordum.
Gümüşhane-Bayburt Havalimanı'nın bir türlü bitmediği, Yozgat ve Karaman Havalimanlarının ağır aksak devam eden yapım çalışmalarına bakarak ben burası için de aynı kanaatteydim.
Fakat öyle olmadı. Bu kez yanıldım. Milli Savunma Bakanlığı mülkiyetinde olan ve sayın Cumhurbaşkanının da teyid ettiği gibi 1933'te Atatürk'ün emriyle yapılan Etimesgut Havaalanı Devlet Hava Meydanları İşletmesi'ne devredilerek askerden sivile geçti. Meydan sekiz ay gibi kısa bir sürede tam bir havalimanına dönüştürüldü. Adına Ankara Havalimanı denilen ve ANK üçlü koduyla tanımlanan tesis protokol amaçlı olarak hizmete girdi.