Havayolları battı, SHGM şimdi uyandı

Türkiye'de havacılık sektöründeki tüm şirketlerin uyacakları kuralları devlet adına koyan ve bunun denetimimi de yapan kurum Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'dür. SHGM, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı, kamu tüzel kişiliğine haiz, idari ve mali özerkliğe sahip özel bütçeli bir kuruluştur.
SHGM, başta havayolları olmak üzere havalimanları, hava taksi işletmeleri, yer işletme kuruluşları, temsil gözetim şirketleri, bakım onarım şirketleri ve havacılık okullarını kadro, ekipman ve mali açıdan denetleme yetkisine haiz bir kuruluş olarak bu konuda geçmişte neyi, nasıl yaptı bakmakta yarar var.
Yetkisini, 19 Ekim 1983 tarih ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'ndan alan SHGM yaptığı bazı denetimlerle sektöre adeta kök söktürdü diyebiliriz.
Çok basit gerekçelerle astronomik para cezaları yazıldı, uçaklar uçuştan men edildi, çalışanlar cezalandırıldı.
2000'li yıllardan sonra bu sektörü hiç bilmeyen ve tanımayan bir yöneticinin işbaşına gelmesi gidişatı bozmuştur.
İşi bilmeyen tecrübesiz memurlarıyla mali denetim yapan SHGM, olumsuz raporlarla birçok havayolunun Uçuş İşletme Ruhsatı'nı (AOC) iptal etmiştir.
Kimse bu adamlara, bu şirketleri neye dayanarak ve nasıl kapattın diyemedi.
Aradan yıllar geçti ve 2015'te SHGM, Ticari Hava Taşıma İşletmelerinin Finansal ve Mali Konularda Denetlenmesine İlişkin Talimatı (SHT-6AF) değiştirmek için bir taslak hazırladı. Taslak hakkında görüş ve öneri yapmak isteyenlere de duyuru yaptı. Kim, ne görüş bildirdi hangisi kabul gördü kimse bilmiyor. Devletin birçok kademesinde olduğu gibi burada da işler ağır aksak gitti ve aradan on yıl geçtikten sonra yeni bir talimat yayınlandı ve yürürlüğe girdi.
16 Ekim 2026'da yayınlanan talimatla SHY 6A kapsamına giren havayolu ve hava taksi işletmelerinin uçuş emniyetini tehlikeye sokabilecek mali sorunları yeniden düzenlendi. Eski yönetmelikte zordaki şirketlerin uçak satın alması, kiralaması, yeni hat açması talebi kabul edilmiyordu. Yeni yönetmelikte böyle bir yaptırım yerine uyarılma ve tedbir alınması isteniyor.
Eski talimata göre özellikle havayolları yıllarca haksız uygulamalara maruz kaldı. Birçok havayolu şirketi "mali denetim" adıyla tam kıskaca alındı.
Faaliyetleri daraltılan veya kısıtlanan bu şirketlerin bazılarının kapatılması ülke ekonomisine ve çalışma hayatına çok olumuz etkiler yaptı, katma değer kaybı yaşandı binlerce kişi işsiz kaldı.
Şimdi sormazlar mı, ey SHGM madem bu kurallar kaldırılabiliyordu geçmişte zora soktuğun havayollarının ve hava taksi işletmelerin günahı neydi acaba
Çok yazık olmadı mı bu havayollarına.
Yeni yayınlanan talimat dört dörtlük oldu demeyi çok isterdim ama değil. Şimdi bu yeni talimat SHGM'nin mali konularda denetim yetkisini ortadan kaldırdı demiyor ama bir boşluk var.
Konunun uzmanları elbette neyin eksik ve neyin yanlış olduğunu söyleyebilir. Zaman, bu talimattaki yanlış ve eksik maddelerin ortaya çıkacağını bizlere gösterebilir ama iş işten geçmiş olur.
SHGM'nin "Ben yaptım, oldu" tavrının geçmişteki ağır faturasının ülkemize verdiği zararlar tam giderilememişken şimdi de tam tersi kararlarla kamu maliyesi zarara uğratılmış olacaktır. SHGM'ye birileri artık 'dur' demelidir.
Mutlu yarınlar Türkiyem.
[email protected]
———————————————————-
Serebral Palsi'li genç sporcu uyarıyor
'Engelliler ulaşımda sorun yaşamasın'
Kadir Berke Öz 26 yaşında bedensel engelli iyi bir Trabzonspor taraftarı. Serebral Palsi hastası olan Kadir Berke boccia sporcusu ve ayrıca Haber Forza sitesinde futbol yorumları yapıyor. Yazılarını burnuyla yazıyor dersem onun azim ve gayretini daha iyi anlayabilirsiniz. Bir bedensel engelli olarak ulaşımda, özellikle de uçak yolculuklarında yaşadığı sıkıntı ve eksiklikleri dile getirdiği yazısını, tüm engellilere ulaşımda kolaylıklar sağlanması dileğiyle paylaşıyorum.
"Uçak yolculuğu, insanları bir şehirden başka bir şehre, bir ülkeden başka bir ülkeye ulaştırmanın en önemli yollarından biri. Ancak bazı yolcular için bu yolculuk, daha havalimanında başlayan ve varış noktasına kadar devam eden ciddi bir mağduriyete dönüşebiliyor.
Valizlerin kaybolması, bagajların eksik teslim edilmesi, eşyaların zarar görmesi... Bunlar zaten başlı başına önemli sorunlar. Peki, işin içine engelli bireylerin kullandığı manuel tekerlekli sandalyeler, akülü engelli araçları ve bu araçların aküleri girdiğinde yaşanan mağduriyetin boyutunu hiç düşündük mü
Bir valiz kaybolduğunda yolcu eşyalarını arıyor; bir engelli aracının zarar görmesi hâlinde ise insanın hareket özgürlüğü tehlikeye giriyor.
Bir yolcu, seyahatinin sonunda valizini teslim almayı bekler. Ancak valiz ortada yoksa arama süreci başlar. Yolcu, eşyalarının nerede olduğunu öğrenmeye, sorumlulara ulaşmaya ve mağduriyetini gidermeye çalışır.
İnsanlar seyahat etmek için zaman, emek ve para harcıyor. Valizlerin kaybolması veya eksik teslim edilmesi, yolcuların planlarını altüst ediyor. Üstelik valizin içinde kişisel eşyalar, kıyafetler, ilaç dışındaki günlük ihtiyaçlar veya yolculuğun amacı açısından önemli malzemeler bulunabilir.
Yolcu, kendi eşyasının peşinde koşmak zorunda kalmamalı. Bagajın nerede olduğu araştırılmalı, süreç hakkında açık bilgi verilmeli ve mağduriyetin giderilmesi için hızlı hareket edilmelidir.