İstanbul'un Sarıyer ilçesi Garipçe Köyü doğumlu olan Özdemir Bayraktar aslen Trabzon Sürmeneli olup 1972'de İTÜ'den Makine Mühendisi olarak mezun olur. 1984 yılında otomotiv sektörüne yedek parça üretmek için Baykar Makine adlı bir şirket kurarlar.
Bayrampaşa'da kurulan daha sonra da İkitelli'ye taşınan (Şimdilerde Esenyurt) şirket bir tek matkap makinesiyle makine tasarımları yapar.
2005-2009 yılları arasında İnsansız Hava Aracı (İHA) için Güneydoğu'da askerlerle çalışmalar yapar. Oğulları Haluk ve Selçuk Bayraktar'ın katılımı ile Baykar farklı işlere de imza atar.
Bugün Türkiye'nin savunma sanayii ihracatında önemli bir yer tutan üç büyük şirketten (Diğerleri Aselsan ve Havelsan) biri olarak dünyanın en önemli 100 şirketi arasında yer alır.
Baykar bunların yanı sıra İtalya'da ortaklık ve satın almalara da girişir. Leonardo helikopterini üreten firmayla LBA Systems adlı ortak şirket kurarlar.
Bundan önce Baykar yine İtalyanlar'a ait olan 140 yıllık bir geçmişe sahip havacılık devi Piaggio Aerospace adlı şirketi satın alarak üretim tesislerinin ve uçak fabrikasının yeni sahibi olur.
Şirkete ait tesislerde efsanevi P.180 Avanti EVO iş jetleri modernize edilerek küresel pazara tekrar sunulacak. Tesislerde Baykar'ın geliştirdiği Bayraktar TB2 ve Bayraktar AKINCI gibi insansız hava araçlarının (SİHA) Avrupa'da üretilmesi planlanacak. Avrupa genelinde uçak ve motor bakım-onarım (MRO) merkezi kurulması da hedeflenen işler arasında yer alıyor.
İlk kez bir Türk firması Avrupa'da bir uçak üretim tesisini alarak öne çıktı ve adını havacılık tarihine yazdırdı.
Bu gelişmelerden sonra böylesine önemli bir tesisin Türk firması Baykar tarafından satın alınması her ne kadar resmi makamların onayı ile olsa da İtalyanların şirkette geri planda kalması kamuoyunda yankı yaptı. Birileri bundan çok rahatsız oldu ve
Mamma li Turchi! (Anne, Türkler geliyor!) sözünü aklımıza getirdiler.
İşte tam da bu günlerde İtalyanların La Stampa Gazetesi'nde bir haber yer aldı. Haberde Piaggio Aerospace şirketinin zor durumda olduğu ve hedeflenen yatırımların yapılmadığı sendikalar tarafından dile getirildi. Gazetede bini aşkın personel sayısının da 500'lere kadar düştüğü de yazılır.
İşin gerçekte ne olduğuna bir bakalım.
Her şeye rağmen Baykar'ın İtalya'daki yatırımlarında resmi veya finansal bir iptal/kriz durumu bulunmamaktadır. Hatta İtalyan Hava Kuvvetleri, Baykar ve Leonardo ortaklığı olan LBA Systems adlı firmaya altı adet silahlı insansız hava aracı (Astore Levante) siparişi bile vermiştir. Aklın yolu bir.
Ancak her iki büyük yatırım da İtalyan iç siyaseti, sendikalar ve bürokratik süreçler nedeniyle bazı yerel tartışmalara konu olmakta ve uyum gibi bazı zorluklar yaşanmaktadır.
Piaggio Aerospace tesisleri için işçi sendikaları "Yavaş İlerleme" eleştirisi getiriyor. Baykar, şirketi satın alırken söz verdiği finansal taahhütleri ve istihdam sözlerini yerine getirmiş olsa da, İtalyan işçi sendikaları Cgil ve Fiom ve La Stampa Gazetesi yukarıda yazdığımız konularda bazı eleştiriler yapmaktadır. Sendikalar, Baykar'ın sunduğu 2030 yılına kadar uzanan yeni sanayi planının henüz genel hatlarda kaldığını ve fabrikadaki somut uygulamaların yavaş ilerlediğini iddia etmekte. Baykar, personel sayısını 670'in üzerinde olması sözünü tuttu, ancak sendikalar geçmiş yıllardaki bin kişilik istihdam sayısına geri dönülmesi için yöneticilerden yani Baykar'dan kesin bir tarih istiyor.
Şimdi ortada bir gerçek var ki, şirket finansal açıdan zor durumda olduğu için böyle bir satış gündeme geldi.
Baykar'ın elinde sihirli bir değnek mi var Her şeyi anında yapmak o kadar kolay mı Şayet bu işler kolay olsa idi eski sahipleri de bunu yapabilirdi
Milliyetçilik duyguları kabaran bazı İtalyanlar, onlara destek veren yerel gazeteler ve işçi hakları dayatmasını ön plana çıkarıp koz olarak kullanan sendikalar el ele vererek Baykar'ı bezdirme politikası izlemektedirler.
Dünyada bir gerçek daha var ki, mali güç yani sermayenin milliyeti olmaz.
Biz Türkler başta İtalyan şirketleri de olmak üzere yüzlerce yabancı şirkete kapı açmış, fabrikalarımızı satmışız.
Birçok ülkede de yerel yatırımcıların aynı yolu izlediğini görüyor, biliyoruz.
İtalyanların ezici çoğunluğu ve devlet aklı doğru olan bu işi desteklemekte.
İşçi haklarına ve kıyımına hayır diyor ve İtalyanları gerçekçi olmaya davet ediyoruz. O tesis ancak böyle yaşar.
Daha mutlu bir dünya dileğiyle.
[email protected]
————————————————————
İHA pilotu ve uçak teknisyeni arıyor
MİT, havacılığa mı soyundu acaba
Casusluk filmlerini merakla izleyenler ajanların maharetlerini görüp onlara büyük hayranlık duyar ve alkışlarlar.
Ajanlar, yetenekli şoförlüğün yanı sıra her türlü deniz araçlarını iyi kullanan bir kaptan, yeri gelince de uçak bile kullanan pilot olup karşımıza çıkarlar.
Gerçekte bütün ajanlar böyle midir
Bir insanın hem deniz, hem de hava aracı kullanması mümkün olabilir mi
Elbette olur, ama bu insanların hepsi de ajanlar arasından çıkar diye de bir kural yok tabi. Gelelim asıl konumuza. Türkiye Cumhuriyeti'nin istihbarat faaliyetlerini yürüten Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) internet sitesinde eleman alımı için yayınlanan duyuruda İHA pilotu (Her ne kadar insansız diye anılsa da, uçurmak için insan gerekli) ve havacılık teknisyeni arandığını görenler "MİT, havacılığa mı soyundu acaba" diye düşünmüş olabilirler.
Onlar öyle düşünedursun ilanı görünce benim aklıma filmlerdeki ajanlar geldi. Her aracı kullanan becerikli insanlar.
MİT, filmlerdeki gibi her aracı değil, özellikle hava aracı kullanan arıyor.
MİT'in hava aracı filosu olduğunu hep duyduğumuz için havacılık personeli aramasına hiç de şaşırmadım. Her türlü operasyonda uçak, helikopter ve İHA'lara ihtiyaç duyulduğu bir gerçek.
Havacılık istihbarat için çok önemli.

2