Biber 250 TL!

Savunma sanayiinde göklere uçarken gıdada pazarlara teslim olmak, güçlü Türkiye hayalini sabote etmiyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Roketsan ziyaretinden hareketle Türkiye'nin savunma sanayiindeki başarılarını kutlarken, gıda fiyatlarındaki istikrarsızlığın bu başarıları gölgelediğini iddia ediyor. Biber fiyatlarının astronomik yükselmesinin aslında küresel tedarik kırılmaları ve planlama eksikliğinden kaynaklandığını; Hal Yasası ve ihracat planlamasının acilen uygulanması gerektiğini savunuyor. Ancak jeopolitik krizleri ve iç pazar dinamiklerini, basit bürokratik çözümlerle çözmek gerçekçi midir?

Dün Roketsan'ın davetlisiydim. Orada gördüklerim, Türkiye'nin başka bir yüzünü hatırlattı bana. Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin desteğiyle müthiş işlere imza atılıyor. Türk hava sahası korunuyor, düşman ülkelerin hava sahalarını kevgire dönüştürecek füze sistemleri yapılıyor. Tank yapıyoruz, füze yapıyoruz, gece gündüz demeden çalışıyoruz ülkece. Savunma sanayii, yerli ve milli üretimle gurur verici adımlar atıyor. Ama bir avuç fırsatçı ve onların fırıldaklıklarına karşı hızlı aksiyon alamayan bürokrasi yüzünden, ülkece verdiğimiz emekler sakatlanıyor.

Enflasyona dönelim tekrar.. Biber fiyatları üzerinden yeniden alevlenen tartışma, tam da bu trajedinin bir yansıması. Sosyal medyada zincir marketlerdeki alış fiyatlarına ilişkin etiketler yayınlanıyor. Sebze halindeki aracı firmalar arasında takla attırılıp astronomik fiyatlara çıkarıldığı öne sürülüyor. Biber 250 lirayı görmüş, kıvırcık 100 liraya dayanmış. Bayram haftasında 50-60 liraya satılan bibere birden "kıran" mı geldi ki fiyatı katlandı Haklı soru.. Haldeki fırıldaklar keyfine bakıyor, ilgili kurumlar ise genellikle saçma sapan cezalarla olayı geçiştiriyor. Kimse çıkıp bu uçuşun gerçek nedenlerini açıkça izah etmiyor, kalıcı önlem almıyor.

Hadi marketleri günah keçisi ilan edip günü kurtaralım... Yahu pazar da aynı, alım rakamları ortada.. Bunu tek başına market özelinde yorumlayamayız demek ki..

Yeni Akit Gazetesi'nin de sıkça vurguladığı gibi, bu dalgalanmaların ardında sadece iç piyasadaki komisyonculuk değil, küresel ve bölgesel tedarik kırılmaları da yatıyor.

Basit bir araştırma yaptığınızda olayın sadece komisyonculardan ibaret olmadığını görüyorsunuz. İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırıları, Ortadoğu ve Kafkas ülkelerinde ciddi bir tedarik sorununa yol açtı. Sebze ve meyve ithalatında yeni alternatifler aranmaya başlandı. Özellikle Rusya'ya İran'dan giden tarım ürünü akışının tamamen durduğu belirtiliyor. Antalya pazarı, Rusya'nın yöneldiği yeni merkez haline geldi.

Üretici Tansu Göktepe'nin sosyal medya paylaşımları da bunu doğruluyor: "Biberin fiyatı 250 liraya dayanmış. Sebebini açıklayayım size: İhracat açık. Dışarıya sebze gönderiyoruz. Sebze fiyatlarının artmasının en büyük sebebi Rusya'nın Antalya pazarına yönelmesi. İran güvenli değil diye Antalya pazarına yöneldi. Talep olmazsa bilin ki Rusya İran pazarına kayacak. İhracat nimettir ülke için, ama planlama daha büyük bir nimettir."

Bu kadar basit mi gerçekten Evet, bir yönüyle öyle. Yumurta fiyatı da benzer şekilde uçuşa geçtiğinde haberler gelmişti, "ABD Türkiye'den yumurta alımına başladı, Irak Türk pazarına yöneldi." İhracat kotası getirilince her şey normale dönmüştü. Peki planlama nerede Öngörü nerede Ani talep patlamalarına karşı stratejik stok, üretim teşviki, alternatif pazar yönetimi gibi mekanizmalar neden devreye girmiyor Tabii ki fiyat artışlarında tek kriter bu değil ama çözülen her sorun diğerlerini çözmek için atılan yeni bir adımdır.

Beyler zaten enflasyonun ahlaksızlaştırdığı bir ortamda yaşıyoruz. Fonlu medya, bu tür haberlerden adeta besleniyor. Utanmasalar zam yapmayan üreticileri vatan haini ilan edecekler.

Ve daha kötüsünü söyleyeyim, fiyatlar uçtuğunda diğer kalemlere de zam yapılıyor. Ve fiyat düşünce o zammı geri almıyor kimse. Bu