Orkun Kökçü'yle cümbüş akşamı
Orkun Kökçü yabancı olsaydı Hagi-Alex muamelesi görürdü; peki Türk yeteneğin kendi liginde tanınmaması başarısızlık mı yoksa sistem sorunu mu?
Yazar, Beşiktaş'ın Orkun Kökçü ve Samuel Ballet gibi yerel oyuncularının gösterdikleri performansı, eğer yabancı oyuncu olsalardı daha fazla değer göreceklerini savunarak Türk futbolundaki algı farkına dikkat çekiyor. Maç analizine dayanarak Kökçü'nün elit seviyedeki katkılarını (2026 yılında 11 maçta 12 gole katılım) ortaya koyan yazı, yerli oyuncuların ne zaman Avrupa'nın beş büyük liginde takdir görecekleri sorusunu açık bırakıyor.
Eğer Orkun Kökçü yabancı olsaydı Hagi-Alex muamelesi görürdü.
Son iki ayda iki dakika süre alan Jota Silva, sakatlıktan yeni çıkmış Emirhan Topçu, kulübe prensi Cengiz Ünder, bir varmış bir bombaymış Djalo, en son 10 hafta önce görünen Kartal Kayralı Beşiktaş'ı görünce oluşan soru işaretleri daha 10 dakika geçmeden yerini iki farka bıraktı.
Oh be Ndidi yokmuş
Beşiktaş'ın golleri kolay bulmasının sebebi Ndidi'nin yokluğu sayesindeydi. Olaitan ve Kartal Kayra ile topu hiç gevelemeden üçüncü bölgeye taşıdı Beşiktaş. Ndidi olsa yana geriye, Ersin'e pas vere vere tribünleri esnetirdi. Yenen ilk golde ise Emirhan Topçu'ya kızmamak gerek. Bir stoper taa üçüncü bölgede risk alıyorsa geride kademesini de kendi sağlama alacak değil herhâlde... Samuel Ballet ise öyle bir gol attı ki soyadını Bullet (Mermi) olarak değiştirse yeridir.
Oh'dan sevgilerle
Orkun Kökçü'ye gelirsek... Avrupa'nın beş büyük liginde elit oyuncu seviyesinde gösterilebilecek bir oyuncunun renklerine âşık olduğu kulüpte olması, yıllar önce denize bırakılmış şişedeki notun günün birinde kıyıya vurması gibi nadide bir olay. O kıyı da Dolmabahçe... Eğer Orkun Kökçü yabancı olsaydı Hagi, Alex muamelesi görürdü... Yüzünde mimik oynamayan Rafa Silva bile o muameleyi gördü bu ülkede. Oh için ise daha önce söylediğimi yenileyeceğim: Gelecek sezon yedek golcü olur diyenlere her maçta çakıyor selamını Güney Koreli...

17