Adalet Cimcoz vardı. Seslendirme kraliçesi. Belgin Doruk, Türkan Şoray, Fatma Girik... Kim varsa, onların sesi idi. Ayrıca muhteşem bir çevirmendi. Heinrich Böll'den öyküler çevirir, alır Savaş'ı (Dinçel), beni toplantılara götürür, okuma toplantıları düzenler, çevirdiği öyküleri bize okuturdu.
Adalet abla yıllar önce aramızdan ayrıldı. Adalet futbol takımı vardı. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'la birinci ligde oynardı. Sonra küme düştü, sonra bir küme daha düştü, yine düştü, amatör kümeye düştü ve sonunda aramızdan ayrıldı.
Adalet vardı. Sonunda o da aramızdan ayrıldı.
ATATÜRK DİYOR Kİ:CUMHURİYET; FİKREN, İLMEN, BEDENEN, GÜÇLÜ VE YÜKSEK KARAKTERLİ MUHAFIZLAR İSTER.
UMUTLARIMYüzümdeki çizgiler mi Onlar benim umutlarım. Yüzümdeki her çizgi bir öğrencimdir. Hadi eli açık davranayım: Yüz öğrencimdir. Çünkü bizde öğrenci çok ama henüz o kadar çizgi yok. Tabii o da olacak yakında. Yaş ilerliyor efendimiz. Güveniyorum gençlere. Ben başta kendim olmak üzere herkese güvenirim biliyor musunuz Peki, bunun zararını gördüm mü hayatta Gördüm. Ama sonunda güvenimi sarsanlar yenik çıktı, bana pek bir şey olmadı. Maddi kayıp yerine getirilir. Önemli olan diğer güzellikleri yitirmemek. İnsanları dinlerim ben. İyi dinlerseniz iyi anlarsınız, iyi anlarsanız iyi iletişim kurarsanız bütün işler kolaylaşır. Öğrencilerime güvenirim. Onlar için söylemim var: "Kenara çekilin, gençler geçecek."
Uzun yıllar önce minik defterime bir şey yazmışım. Aynen alıyorum:
Vücudumuz bize ait değil. Onu biz yönetmiyoruz. Öyle olsa idi istediğimiz an, böbreğimizi veya karaciğerimizi durdurabilirdik. Bunları hangi duygular çerisinde yazdığımı tam anımsamıyorum. Ama bugün dönüp baktığımda pek de yabana atılacak bir fikir değil gibi. Elimizi kolumuzu kaldırıp indirebiliriz ama iç organlarımıza hükmetmemiz olası değil. Şimdi diyebilirsiniz ki: "Bunu babam da bilir, yeni bir şey söyle." Kendime iltifat edeyim biraz. Ben çokça yeni bir şeyler söyledim bu toplumda. Hatta bu yüzden sık sık başım derde de girdi. Yeni bir şeyler söylemek lazım cancağzım demiş şair. Size yeni bir şey söyleyeyim o zaman: "Dünya gençlerindir." Kusura bakmayın yaşıtlarım.
VASFİ RIZAVasfi Rıza Zobu Türk tiyatrosunun Muhsin Hoca ile birlikte en emektar kurucularındandır. Büyük komedi ustasıydı. Konservatuvarda okutulmayan pek çok şeyi ben ondan öğrendim. Cevat Fehmi Başkut'un Paydos piyesinde tiyatrodan ayrılan Gazanfer Özcan'ın rolünü oynattı bana. Oyun sonu, perde aralarında ben sordum o söyledi. Okuldu. Bedia Muvahhit ilk kadın oyuncularımızdan. Çok tatlı, esprili bir insandı. Arkadaşımdı çünkü ara sıra beni arar, gece bir yerlere götürmemi isterdi. Marmaris Festivali var. İstanbul'dan uçakla bir dolu sanatçı festivale davetliyiz. Vasfi Hoca ve Bedia abla uçaktalar. Alana indik. Vasfi Hoca, "Sen bizimle gel" dedi. Beni sever ama asıl nedeni yolda küçük tuvaleti için mola verilmesi gerekecek, o nedenle beni yanında istiyor. Onlarca taksi bizi konvoy halinde alandan aldı ve ormanların içinden geçerek Marmaris'e gidiyoruz. Hoca önde oturuyor. Bedia abla ile ben arkada. Hoca bir ara bana göz kırptı. Anladım, küçük haceti var. Şoföre dedim ki: "Kardeş, az sağa çek, diğer arabalar geçip gitsin, biz ara vereceğiz." Öyle yaptı şoför. Ben diğer taksilere geçin işareti yaptım. Hoca çamların arasında kayboldu. Üç dadika, beş dakika, on dakika. Neyse sonunda geldi. Fakat krem rengi pantolonunun önü biraz ıslak. Bedia abla bunu gördü: "Vasfi o ne öyle" dedi. Vasfi Hoca, "Sorma Bedia, affedersin, küçük hacetimi yaparken aniden rüzgâr çıktı, üzerime biraz geldi" deyince Bedia Abla lafı yapıştırdı: "Tabii, sen onu bulana kadar meteoroloji değişmiştir" dedi. İkisini de rahmetle anıyoruz.
ABD'de astronotlar ay arazisine benzer bir bölgede eğitim yapıyorlar. Bir Kızılderili tepeden ateş yakmış, pelerini ile duman işaretleri yapıyor. Astronotlar merak etmişler. Biri çıkmış reisin yanına "Sen burada ne yapıyorsun" diye sormuş. "Yukarıdaki yere mesaj yolluyorum" demiş Kızılderili. "Ne diyorsun onlara" "Dikkat edin, topraklarınızı almaya gelecekler" diyorum. Eski western filmlerinde biz hep kovboyu tutardık. Kızılderili'ye düşmandık. Oysa onların topraklarını işgal eden kovboylardı. Bilmezdik ki.

171