Gazze'de insanî kriz derinleşirken, BM Güvenlik Konseyi (GK), ABD başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik planını kabul etti. GK'nin 18 Kasım 2025'teki toplantısında, Rusya ve Çin çekimser oy kullanırken, Trump'ın planı 13 oyla resmen onaylandı.
Ancak plan ayrıntılı taslaktan ziyade bir ön çerçeve özelliğinde. Yine "Filistin'in kendi kaderini tayin hakkı, yeniden yapılanmanın finansı ve Uluslararası İstikrar Gücü'ne Arap ve İslâm ülkelerinin asker sağlaması hususu masada kalan gündemlerden.
İsrail başbakanı Binyamin Netanyahu, GK'da planın kabulünden bir gün önce "Filistin devleti kurulmasına karşı olduğunu" tekrarlayarak, BM'de alınan/alınacak kararların uygulanması hususunda, kendisine yönelik şüpheleri arttırdı. Diğer taraftan kararın onaylanmasının ardından Hamas da, Gazze'ye dayatılan 'uluslararası koruma mekanizması'nı reddederek, kendisine bağlı grupları "silâhsızlandırmayacağını" duyurdu. Savaşın tarafları, plana yönelik çekince ve karşıtlık içerisindeyken, birçok ülke ise Gazze'de askerî varlık göstermek konusunda BM kararını beklemekteydiler. Bu ülkelerin de çekinceleri olmakla birlikte, bazen ihlâl edilmesine rağmen mevcut ateşkesin devamından yanalar.
Aslında, plana yönelik İsrail ve Hamas'ın karşıtlığı ve birçok ülkenin de çekinceleri mevcut. Ama GK'nın kararıyla, Trump 13 Ekim 2025'te Mısır'ın Şarm El-Şeyh şehrinde ortaya attığı "20 maddelik barış planına uluslararası meşruiyet kazandırma" peşinde. Plan, başlıca "sivilleri korumak, Hamas'ın silahsızlandırılması ve Filistin polis gücünün eğitimini denetlemek için uluslararası istikrar gücünün" oluşturulmasını öngörüyor. Ayrıca planın muhtevasında "siyasî açıdan Trump'ın başkanlığındaki 'Barış Kurulu' tarafından da denetlenecek bir tür geçiş hükümeti kurulması" da var. Dolayısıyla Trump'ın planı, bir nev-î çelişkilerle dolu yeşil ışık hükmünde. Yani kâğıt üzerinde çok sayıda iddialı hedef var. Fakat bunlara nasıl ulaşılacağına dair çok az ayrıntı olması, planın sahadaki gerçeklikten uzak hazırlandığının delili olsa gerek.
Bununla birlikte tüm müphemliklerine rağmen, GK'nın onayladığı planı, önemli diplomatik adım şeklinde niteleyenler de oluyor. ünkü Trump, önceki söylemlerinde "Gazze'deki nüfusu başka ülkelere göç ettirmeye ve İsrail'in Batı Şeria'nın ilhakını desteklemeye" yer veriyordu. Şimdi ortada bir planın olması, önemli. Ancak plana yönelik iyimserlik, muhtevasıyla çelişiyor. Planda "Filistin devleti ihtimali şartlı belirtilirken, Filistin yönetimi ile reformların ve yeniden yapılanmanın ilerlemesine bağlı olarak belirsiz bir geleceğe erteleniyor". Bu anlamda planın uygulamada, belirli bir zaman çizelgesinden yoksunluğu ve sunması gereken garantilerden uzak olduğu anlaşılıyor. Böylece Gazze'deki ateşkes de belirsizlikten etkilenebilir ve ateşkes süreci net anlaşma olmadan kırılgan bir paranteze dönüşme riskiyle karşı karşıya kalabilir.

16