Suriye'de Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ)'ın öncülüğündeki muhaliflerin 8 Aralık 2024'te Şam'ı ele geçirmeleriyle 61 yıllık Baas rejimi ve Esad hanedanının diktatör yönetimi sona erdi.
Böylece, 2011'de başlayan Arap BaharıUyanışı'nın Suriye'deki evresi kimilerine göre tamamlandı, kimilerine göre de yeni bir döneme girdi. Bir de, Esad'ın uzun süredir Rusya ve İran'a yönelik oynadığı rol de sonlandı.
Yine Suriye devrik Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın ailesiyle birlikte Rusya'ya sığındığı haberleri, Rus Haber Ajansı TASS tarafından 8 Aralık 2024'te saat 21:24'te teyit edildi. Ayrıca Esad'ın ülkeden ayrılmadan önce, Suriye Başbakanı Muhammed Gazi El-Celali'ye "iktidarın, muhaliflere barışçıl bir şekilde devredilmesini denetlemek için Şam'da kalması yönünde talimat verdiği" de kaydediliyor. Muhalifler de 1 yıllık geçiş süreci öngörüyorlar.
Esad'ın Rusya'ya sığınmasına rağmen, Moskova'da Suriye Büyükelçiliği'ndeki Suriye bayrağının indirilmesine, Rusya makamlarının her hangi bir müdahalede bulunmaması önemli. Bu durum, Moskova'nın, Suriye'deki muhtemel yeni yönetimi kabullendiğini ve Suriye'deki Rus üsleri hakkında şimdiden muhaliflerle görüşmelere başladığı gelen bilgiler arasında.
Rusya'nın ağırlıkta Ukrayna'yla meşgul olması; İsrail'in 7 Ekim 2023'te Gazze'yi işgali ve ardından savaşı Lübnan'a genişletmesi, İsrail'in İran destekli Hizbullah'la savaşa başlamasıyla, Hizbullah'ın Şam'ı destekleyememesi; İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin 19 Mayıs 2024'te helikopterinin düşürülerek öldürülmesi; Tahran'da 31 Temmuz 2024'te Hamas Siyasî Büro Başkanı İsmail Haniye'nin öldürülmesi; İsrail saldırılarıyla Beyrut'ta Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın öldürülmesi ve İran'ın sosyo-ekonomik problemleri, vb. gelişmelerin ardından muhalifler başarılı oldular. Bu başarıda en önemli husus Rusya, İran ve İran'ın desteklediği Hizbullah'ın Esad'a gereken desteği verememeleri kuvvetle muhtemeldir.
Zaten muhaliflerin, Şam'ı ele geçirdikleri 8 Aralık 2024'te Hizbullah'ın Suriye'den çekildiği bildirildi. Böylece İran'ın Şiî Hilâli'nde bir gedik açıldığını söylemek mümkündür.
Bununla birlikte İsrail'in bir süredir başta Golan Tepeleri, vd. sebeplerle Suriye askerî üslerini bombalaması; İsrail'in saldırılarıyla, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ı oldukça zayıflatarak ateşkese varılması, İsrail'in Suriye'deki İran askerî unsurlarını ve depolarını bombalamasıyla, Tahran'ın hareket kabiliyetinin azalması ve Hizbullah'ın zayıflamasıyla bölgede İran'ın da güç kaybettiği anlaşılıyor.

128