NATO'nun kuruluşunun 75. Yıl dönümündeki 9-11 Temmuz 2024'te Washington DC'de düzenlenen zirvesinin ardından tartışmalar hâlen sürüyor.
Zirvenin 38 maddelik sonuç bildirgesinin sonuna Ukrayna için 6 maddelik ek yazılması Transatlantik ilişkiler açısından olumlu karşılanıyor. Ancak bildirgede Gazze'deki işgale her hangi bir atıfta bulunulmaması sorun teşkil ediyor.
Bildirge esas itibarıyla NATO'nun kollektif savunmasını üç temel görev yoluyla sürdürmeye ve iyileştirmeye odaklanıyor. Bunlar "caydırıcılık ve savunma, kriz önleme ve yönetimi ve işbirlikli güvenlik"tir. Bir anlamda NATO'nun 32 üyesinin topraklarını ve çıkarlarını savunmakla ilgili. Bundan dolayı Washington DC Zirvesi'nin muhtevası, Rusya'ya karşı koyma ve Ukrayna'yı destekleme çabalarıdır.
Yine zirve bildirisi, başka yerlerdeki "çatışma, kırılganlık ve istikrarsızlığın" NATO güvenliğini doğrudan etkilediği fikrine dayanarak, Transatlantik dışındaki riskleri ve fırsatları da ele alıyor. Bildiri, NATO'nun Ortadoğu'daki çıkarlarını teyit ederken, üye devletlerin, NATO'nun 1994'te kabul ettiği "Akdeniz Diyaloğu kapsamındaki Tunus, Fas, İsrail, Mısır, Moritanya, Ürdün ve Cezayir'le Barış İçin Ortaklık Projesi" üzerinden ilişkilerin güçlendirilmesi hedefler arasında.
Ayrıca 2004'te İstanbul Zirvesi'nde alınan kararla başlatılan "İstanbul İşbirliği Girişimi'yle NATO'nun Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında işbirliği ve ortaklık ilişkisinin" yürütülmesinde ilerleme kaydedilmesi de amaçlanıyor. Böylece NATO hem Akdeniz Diyaloğu hem de İstanbul İşbirliği Girişimi'yle, Ortadoğu'daki gelişmelere kayıtsız kalmadığını göstermeye çalışıyor. Bir de NATO'nun Irak Misyonu'nun ve NATO Kuveyt Bölge Merkezi'nin muhtelif alanlarda güçlendirilmesi kabul gördü.
Aslında NATO'nun, Ortadoğu'daki ortaklarıyla ilişkisi sadece güvenlik politikalarına dayanmıyor. NATO, bu bölgedeki petrol ve doğalgaz ihracatçısı ülkelere iklim değişikliğinin etkisini hatırlatıyor. NATO, sınırlı miktardaki hidrokarbon enerji kaynaklarının yerine bu bölgeyi "güneş, rüzgar ve yeşil hidrojen" gibi yenilenebilir kaynakların küresel tedarikçisi olması yönünde teşvik ediyor. Buna rağmen Ortadoğu'daki partnerlerinden, NATO güçlerinin enerji ihtiyaçlarının "güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir" sağlanmasını da vurguluyor.
Bildirgede İran, "Rusya, Çin ve Kuzey Kore'yle" aynı kategoride değerlendirilip, "İran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin Transatlantik güvenliğini olumsuz etkilediği" belirtildi.

159