ABD/İsrail-İran arasındaki savaş sürecinde, Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndan gemi trafiğinin ve anlaşma müzakerelerinin tekrar başlaması için ABD'ye 7 günlük bir plan önerdi.
ABD Başkanı Donald Trump' da, önerilen planı kabul etmediğini bildirdi. ünkü Washington, İran'ın Hürmüz'ü kontrol etmediği gerekçesiyle boğazdan geçişler hususunda herhangi bir şart ileri süremeyeceği iddiasında.
Bazı haber kaynaklarında planının, "İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin 25 Eylül 2026'da aracılarla Washington yönetimine ilettiği; hatta Katarlı yetkililerin New York'taki BM Genel Kurulu esnasında, taraflar arasında temas kurulmasını kolaylaştırdığı" da bildiriliyor. Trump'ın 26 Eylül'de planı reddettiği biliniyor. Buna rağmen Tahran, Washington'dan cevap bekliyor.
İran'ın 7 günlük önerisi 17 Haziran 2026 tarihli İslamabad Mutabakat Zaptı'na dayandırılıyor. Mutabakat Zaptı başlıca "Hürmüz'den geçişlerin düzenlenmesini, nihaî anlaşma için 60 günlük ateşkes, İsrail'in Lübnan'daki savaşını sonlandırması ve İran karşı yaptırımların kademeli şekilde kaldırılması"nı kapsıyordu. Fakat Mutabakat Zaptı'yla ilgili 19 Haziran'daki Cenevre görüşmeleri neticesiz kaldı.
İran yeni önerisiyle "ABD, İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldıracak, petrol yaptırımlarını hafifletecek ve ateşkesi gözlemleyecek. Bunun karşılığında İran 7 gün içerisinde Hürmüz'de normal geçişleri yeniden sağlayacak ve nükleer müzakereleri sürdürecek".
İran'ın henüz teklifini geri çekmemesi ve cevap beklemesi, Tahran'ın diplomasiye öncelik verdiğinin delilidir. Bununla birlikte taraflar arasında başka görüşme arayışının olduğuna dair kulisler mevcut. Bu doğrulanırsa, Trump'ın reddine rağmen, müzakerelerin sona ermediği söylenebilir. Ancak müzakerelerin muhtevası hakkında görüş ayrılıkları da var.
Tahran'ın 7 günlük önerisi, belirtildiği üzere bir sıralama üzerine kurulmuş. Washington'un ise, bu öneriyi reddederek meseleye tam tersi açıdan yaklaştığı muhtemeldir. Trump öneriyi kabul etmeyerek "Tahran'ın Hürmüz'ü kontrol etmediğini savunuyor ve İran'a Hürmüz'ü pazarlık konusu yaptırmayacağı mesajını veriyor".
Birde ABD önceden Hürmüz'den gemilerin geçişini sağladığını duyursa da, geçişler savaş öncesindeki seviyenin oldukça altında. Umman güzergâhından petrol nakliyatı yapan gemilerin, İran'ın tehditlerine maruz kaldığı iddia ediliyor. Böylece ABD'nin Hürmüz'den geçişleri sağladığı hakkındaki beyanatın, sahada gerçekliği bulunmuyor. Aynı zamanda ABD'nin Hürmüz'den geçiş sağlamasının sürdürülebilirliği de mevcut değil. Savaş ve anlaşmazlık, Hürmüz'den uluslararası piyasalara taşınan petrolün miktarını epeyce azalttı. Petrol fiyatlarındaki artışın her kesimi olumsuz etkilediği aşikâr. Ayrıca "petrolü taşıma maliyeti varil başına 25 dolara ulaşmış durumda. Ham petrol fiyatlarında herhangi bir düşüş gerçekleşirse, petrol taşımacılığının da sürdürülebilirliği mümkün olmayacaktır".

17