Barış Kurulu tartışmaları

Beyaz Saray'ın resmî web sitesinden 7 Ocak 2026'da yayınlanan Başkanlık Muhtırası'ında "Başkan Donald Trump'ın, ülkesinin çıkarlarına aykırı gördüğü uluslararası kuruluşlardan ABD'yi geri çektiğini" belirtmişti.

Böylece ABD yönetimi, 35 adet BM dışı ve 31 adet BM'nin tesis ettiği toplam 66 uluslararası kuruluştan çekilerek, bir anlamda çok taraflılığı rafa kaldırdı.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından "liberal uluslararası düzenin temel unsurlarından" olan, uluslararası kuruluşlardan çekilme kararı bir nev'i izolasyonizme benziyor. Aslında izolasyonizm askerî, uluslararası örgütler, ekonomik anlaşmalar gibi küresel/uluslararası işlerden uzaklaşma eylemidir. ABD'nin ilk izolasyonizm uygulaması, dönemin ABD Başkanı James Monreo'nun 2 Aralık 1823'te Kongre'ye kendi adıyla sunduğu Monreo Doktrini'yle başladı. Monreo Doktrini temelde "ABD'nin Avrupa işleriyle ilgilenmeyeceği ve karışmayacağı ilkesini" içeriyordu. ABD'nin Monreo Doktrini'yle başlayan izolasyonizmi, İkinci Dünya Savaşı'na katılması ve savaş sonrasında BM'nin, vd. uluslararası kurumların kuruluşunda oynadığı öncü rolle son bulmuştu. Böylece ABD'nin izolasyonizmden sonra, uluslararasılaşma süreci başlamıştı (Yeni Asya, Muhammet Örtlek, 13.01.2026, ABD'nin Uluslararası Kuruluşlardan ekilmesi: Yeni İzolasyonizm mi).

Bununla birlikte Trump'ın 22 Ocak 2026'da Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda, Barış Kurulunu (Board of Peace) imza töreniyle duyurması, ABD dış politikasında yeni bir aşamaya işaret. ABD'nin Barış Kurulu'yla temelde "İsrail'in iki yıldan fazla sürdürmekte olduğu soykırımın sonrasında Gazze'nin yeniden inşasını denetlemeyi" amaçlıyor. Bilindiği gibi; Barış Kurulu, BM Güvenlik Konseyi'nde kabul edilen 20 maddelik planın bir parçası.

ABD'nin Barış Kurulu'nun davetini kabul ve imza eden ülkeler arasında Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Arjantin, Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kosova, Vietnam, Arnavutluk, Bulgaristan, Paraguay, Özbekistan ve Moğolistan bulunuyor.

Barış Kurulu'na katılma daveti alıp, değerlendirme aşamasında olanlar da Rusya, in, Almanya, Hindistan, Brezilya, Vatikan, İrlanda, Romanya, Finlandiya, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Japonya, Avusturya, Avustralya, Hollanda, Tayland, Güney Kore, Singapur ve Yeni Zelanda. Belirtilen ülkeler henüz nihaî kararlarını açıklamadılar.

Barış Kurulu'na katılmayı reddedenler arasında "yasal ve kurumsal endişelerle birçok Avrupa ülkesi" mevcut. İngiltere, Fransa, Norveç, İsveç, İtalya, Slovenya ve Amerika kıtasından Kanada reddedenlerin başında geliyor.

Barış Kurulu'na katılımı reddeden ülkeler öncelikle "yasal, anayasal ve kurumsal" sebepleri gerekçe gösteriyor. Fakat "Barış Kurulu'nun uluslararası hukukla ve yerleşik çok taraflı çerçevelerle çeliştiği, Kurul'un geniş yetki alanının BM merkezli uluslararası sistemi zayıflatabileceği" gibi tereddütler de, kabul etmeme sebeplerinin başında geliyor.