NATO'nun Ankara'da 7-8 Temmuz 2026'daki zirvesinde NATO 3.0 olarak adlandırılan "daha fazla Avrupaî ve daha az Amerikan ittifakını" belirtilen tanımdır. NATO 3.0 ittifakın geleneksel yük paylaşımından ziyade, etkili yük kaydırmaya, yani yükü diğer müttefiklere devretmeyi esas alan bir kavramdır.
NATO 3.0 kavramıyla ABD'nin NATO'dan çekileceği veya evine döneceği eleştirilerine neden oluyor. ABD kuvvetlerinin "Amerika kıtası, Ortadoğu ve Hint-Pasifik gibi bölgelere yeniden konuşlandırılmaya başlanması, eleştirilerin temeli". Bu çekilmenin NATO'yu zayıflatabileceği endişeleri de mevcut. Ancak "ABD Yüksek Müttefik Komutanı General Alexus Grynkewich'in de belirttiği üzere, Washington'un Avrupa ve NATO'dan kademeli askerî çekilmesinin meydana getirebileceği boşluk sadece niceliksel değildir. Aynı zamanda ABD katkısı komuta ve kontrol, operasyonel deneyim, istihbarat ve teknolojiye erişim açısından ölçülemez düzeydedir. NATO'da böyle bir kaybın potansiyel sonuçlarını hafifletmek, ancak hükümetler arasında siyasî kararlılık ve kamuoyunda stratejik farkındalık gerektirir".
Asıl önemli olan ise, bunun nasıl ve ne zaman gerçekleşeceğidir. Trump'ın ifadesiyle "kolay yol" gerçekleşirse, "NATO, üyelerini korumak için yeterli bir savunma ve caydırıcılık kapasitesini sürdürebilir". Diğer taraftan "zor yol" gerçekleşirse, yani "Washington yönetiminin tek taraflı veya cezalandırıcı kararıyla, ittifakın iç uyumu ve dış istikrarı için riskler çok büyük olacaktır. ABD Genel Kurmay merkezi Pentagon'un askerî yapılanmasının ve Avrupa'daki varlığının sunduğu stratejik avantajların farkında olarak, kolay yolu tercih edeceği" yorumlanıyor. "Washington'un ise, ikinci yolu tercihe yöneleceğine dair nedenler" de değerlendirmeler arasında.
Pentagon'un danışmanı Alexander Velez-Green tarafından geçtiğimiz aylarda ifade edilen bazı Avrupa ülkelerinde "ABD'nin NATO'dan tamamen çekilebileceği planı tereddütlere yol açmıştı".
Avrupa'daki ABD silah sistemlerinin yeniden düzenlenmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın "işe yaramaz şekilde nitelendirdiği ve defalarca eleştirdiği NATO ittifakının rolünü küçültme isteğinden kaynaklandığı" kuvvetle muhtemeldir. ünkü Trump 16 Mart 2026'da "müttefiklerimizin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamaması durumunda NATO'yu çok kötü bir gelecekle" uyarmıştı. Dolayısıyla Velez-Green'nin "ABD'nin, Avrupa'daki askerî cephaneliğini azaltacağını" bildirmesi pek şaşırtıcı olmasa gerek.
Ayrıca Trump'ın 7 Mayıs 2026'da "İran savaşında, Cumhuriyetçi yönetimi ile NATO müttefikleri ve Avrupa'daki diğer ortaklar arasında derinleşen anlaşmazlık nedeniyle Almanya'dan 5 bin ABD askerini çekme kararını" duyurması tepkilere neden olmuştu. Trump tepkiler karşısında, Almanya'dan çekilecek askerlerin Polonya'ya konuşlandırılacağını belirtmek zorunda kaldı. Ama bundan Polonya makamlarının haberinin olup olmadığı da tartışma konusuydu.

13