ABD/İsrail'in İran saldırılarının Çin için anlamı-1

Muhammet Örtlek
07.03.2026
15

ABD/İsrail'in 28 Şubat 2026'da İran'a saldırmasıyla, Muskat diplomatik görüşmeleri sonuçsuz kaldı. Saldırılarda İran'ın dinî lideri Ali Hamaney başta olmak üzere, ülkenin önemli isimlerinden bazıları öldürüldü.

ABD/İsrail'in "Destansı Öfke Operasyonu" adını verdikleri saldırılarda, Ortadoğu jeopolitiğinin tektonik plakaları bir kez daha harekete geçirildi.

Hamaney ve üst düzey görevlilerin öldürülmeleri, bir süredir toplumsal kesimlerin siyasî ve sosyo-ekonomik taleplerle muhtevalı gösterileri de hatırlanınca, İran'da rejim değişikliği tartışmalarını tekrar gündeme taşıdı. Dolayısıyla savaşın, İran İslâm Cumhuriyeti için hayatta kalma mücadelesine dönüşmeye başladığı yorumlanıyor.

Bununla birlikte ABD/İsrail'in İran saldırıları, "in açısından jeo-ekonomik deprem niteliğinde. Saldırılar, in'in Ortadoğu güvenlik ve ekonomik mimarisine ciddi bir darbe vurdu. Tahran'ın hedef alınması, Pekin'in enerji güvenliğinin ve savunma ihracatının da hedefe konulması demek. Ayrıca Ortadoğu'da in'in Kuşak-Yol Girişimi'nin kopma tehlikesi, Pekin'i tedbirlere yönlendirecektir. Ayrıca, ABD askerî unsurlarının Hint-Pasifik'e kaydırılmasıyla "Davidson Penceresi"nin kapanması hızlandırılacaktır. "Davidson Penceresi," askerî analistlerin in'in Tayvan'ı kontrol altına almak için yeterli yetenekleri geliştireceğini öngördüğü 2021-2027 yılları arasını tanımlayan stratejik bir kavramdır. Amiral Philip S. Davidson'un adını taşıyan bu kavram, Hint-Pasifik savunma planlaması ve ABD-in stratejik rekabeti için merkezî önemdedir. Yine bu kavram, CIA Direktörü William J. Burns'ün 2023'teki ABD istihbaratına göre, in Devlet Başkanı Xi Jinping'in in ordusuna 2027'ye kadar Tayvan'ı işgale hazır olma talimatını vermesinin ardından, geniş çapta ilgi gördü. İşte tüm bunlar in'in küresel güneydeki etkisini azaltabilecek sebeplerdendir.

Diğer taraftan ABD/İsrail'in İran saldırıları, dünyanın en büyük enerji ithalatçısı in'e ve küresel enerji piyasalarına önemli bir şok yaşatıyor. İran'a saldırılar, in'in enerji ağına yönelik "üçlü şokun" son durağı. Öncelikle Ukrayna'nın 9 Aralık 2025'te insansız hava araçlarıyla Rusya'nın enerji altyapısına ve enerji ihracat kapasitesine önemli ölçüde zarar vermesiyle Rusya'nın üretimini kısıtlamaya zorlaması, vb. Rusya'dan in'e enerji akışını engelleyen sebeplerden. Sonrasında ABD güçleri, 3 Ocak 2026'da gerçekleştirdikleri operasyonla, Venezuella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini esir alarak ABD'ye götürmüşlerdi. Bu gelişmeyle ABD, petrolüne el koyduğu Venezuella'nın in'e sağladığı indirimli ham petrol akışını durdurdu. Daha sonra ABD/İsrail'in İran saldırıları da İran'ın enerji tedarikinin tıkanmasına yol açtı. Böylece in'i ucuz enerjiye erişimi şimdilik ortadan kalkmış oldu.