Her gidişimde bambaşka duygularla Alaçatı

Alaçatı'yı turizm köyü olmadan çok önce, 1980'li yıllarda yolu düşenlerdenim. Sonra 2000'li yılların başından itibaren taş evlerin el değiştirip, butik otellere, pansiyonlara, esnafa ait dükkânların ve kahvelerin kafe ve restorana dönüştüğü dönemlere de şahit oldum.

Birçok kez izlenimlerimi düşüncelerimi yazdım.
Ama insan tekrara düşmekten de korkuyor. Geçmişe kısa bir yolculuk yapıp yine bu köşede 22 Temmuz 2017'de yayımlanan 'Aşk ve Nefret Objesi Alaçatı'; 25 Ağustos 2018 tarihli 'Alaçatı'da Yaşamak', 13 Temmuz 2019 'Alaçatı'da Yaz Nasıl Geçecek' ve 9 Temmuz 2022'de yazdığım 'Bir Başkadır Alaçatı' yazılarıma göz gezdirdim.


Maalesef dokuz yıl önce yazdığım, anlattığım restoranların, tesislerin çoğu bugün yok.
Ve bu döngü sürekli devam ediyor. İçinde direnenler olsa da büyük bir bölümü farklı nedenlerle sürdürülebilir olamıyor.
Hijyen sorunu olan, her yıl adı değişen, sokakları esir alan restoranlar, kurallara ve saatlere uymayan gürültüye dönüşen müzik sesleri, geçmiş yıllara göre azalsa da devam ediyor.
İnsan sevdiğini en çok eleştirirmiş.
Alaçatı plansız büyütülmesine karşın, geçmişten bugüne kimliğini kaybetmeyen mimari dil birliğiyle, dar sokaklarıyla, çiçekleriyle, otlarıyla ve en önemlisi de bana geçirdiği ruhuyla, ilk baharını sonbaharını ve kışını daha çok sevdiğim, sık sık gittiğimde eksikliklerini gördüğüm ama arayı uzattığımda özlediğim bir köy hâlâ.
Ama çok önemli bir marka olan Alaçatı'nın geleceği, özgün mimarisini korumasında, yerel üreticiyi desteklemesinde, fiyat-kalite dengesini kontrol altında tutmasında...
14'ÜNCÜ YILA ALAVYA KİTABI
Alaçatı'nın tarihinde 15 yıl önce neden olmasın diyerek bir butik otel projesine dönüştürülen Alavya'nın önemi ve yeri büyüktür.
Kapısından içeri girdiğiniz andan itibaren kalabalıkları geride bırakır huzur veren bir başka boyuta geçersiniz.
Bu kez konaklarken bana müstesna müdürü Özlem Gülses'in yanı sıra Alaçatı'nın ve otelin kuruluş öyküsünü eş zamanlı anlatan mimari, tasarım, sanat, yemek tariflerinden ve aileden köyün önemli figürlerine uzanan insan hikayelerini aktaran 'Alaçatı' kitabı eşlik etti.

Haberin Devamı


Bu özel çalışmanın ardındaki isim, Alavya'nın kurucusu, "Siz hayata ne kadar güzellik katarsanız hayat aynı karşılığı veriyor" diyen Rana Erkan Tabanca.
10 yıldır hayalini kurdukları projenin ardında 2 yıllık yoğun bir çalışma var. Fotoğraf sanatçısı Andrew Montgomery'nin belgesel tadında karelerinin yer aldığı kitabın metinlerini de Kitty Corrigan yazmış, editörlüğü Lucy Kingett üstlenmiş.

Haberin Devamı


Proje küratörü ise 13 yıldır Alavya'nın Pazarlama ve İletişim Direktörü olan Zeynep Çiftçioğlu İpekçi. İngilizce olan kitap yakında Londra'da da raflara çıkacakmış...
MİTU'DA YENİ EKİP
Alayva'nın uzun yıllar Şef Hüseyin Pancar'ın başında olduğu, 'Topraktan sofraya' anlayışını benimsemiş restoranı MİTU da bu yıl bir ekip değişikliği olmuş.


Danışman şef Seray Öztürk menüde bir dizi değişiklik yapmış.
Mutfağın başına şef Beytullah Lap gelmiş. Ancak felsefeleri yine aynı. Taze ve mevsiminde ürünlerle hazırlanan yemekleri malzemelere fazla müdahale etmeden, tadını ve karakterini koruyarak servis etmek.


Bölgenin ruhunu çok iyi yansıtan ünlü açık büfe kahvaltıları da bir natürmort estetiğinde yoluna devam ediyor.

Haberin Devamı

SOTA BY YOLDAŞ SÖNMEZ

2013 yılında başarılı bir iş insanı olan Figen Erbaş yazlık olarak alıp restore ettikleri evi otele dönüştürerek turizm sektörüne adım atar.